|
1962 yılının Ocak ayında, 36
yaşında yaşamına son veren Nejad Bengül’ün
ölümü, Ankara’da entellektüel çevreleri yasa
boğmuştu. Peki, evinde havagazı ile intihar eden Nejad
Bengül kimdi? DDY emeklisi bir memur çocuğu olan Bengül ,1947 yılında Siyasal Bilimler Okulu’ndan (günümüzün
A.Ü SBF’si) mezun oldu. Bir yıl sonra SBO’na iktisat
asistanı olarak katıldı. Kısa bir süre sonra, Fullbright
bursuyla, Wisconsin (ABD) üniversitesine gitti. 1954 yılında İÜ İktisat Fakültesinde
“faiz teorisindeki yeni gelişme temayülleri” adlı teziyle iktisat doktoru, 2
yıl sonra da, 30 yaşında doçent oldu. Doçentlik tezi “iktisadi refah teorisinin
başlıca meseleleri” üzerineydi. Nejad Bengül, 2 yıllığına, Rockefeller
bursu ile tekrar ABD’ye gitti. MIT’de
ve Stanford üniversitesinde “iktisadi
gelişme için yatırım kriterleri teorisi metodları“
üzerine çalıştı. 1959’da SBF’ne geri döndü, 27 Mayıs sonrası kurulan iktisat
araştırma kurulunda da bir süre çalıştı.
Nejad Bengül’ün ismini ilk defa değerli hocamız Tuncer Bulutay’dan duymuştum. Bulutay
; 1997 yılında 1. ODTÜ İktisat kongresinde yaptığı konuşmada, Bengül’ün iktisada
yaptığı katkılardan söz etmiş ve kendi
kuşağının iktisatçıların yetişmesinde en büyük katkıyı yapan kişilerden
biri olduğunu anlatmıştı.Özellikle refah
iktisadı alanındaki çalışmalarının, birinci sınıf çalışmalar olduğunu
vurgulamıştı. Bengül’ün, pek çok iktisadi temel
konuyu, Türkiye’de gündeme getiren kişi
olduğunu söylemişti.
Bengül ölümünden 42 yıl sonra SBF’de
düzenlenen anı-çözümleme toplantısında nihayet hatırlandı.Toplantıya Bengül’ün kız
kardeşi ve çoğu emekli akademisyen
arkadaşları katıldı. Bengül’le ilgili anı ve
görüşlerini Sadun
Aren, Avni Zarakol, Orhan Türkay, Sadık Baklacıoğlu, Atilla Karaosmanoğlu, Üren Arsan, Necdet Serin, Şadi Cindoruk, Hasan Ersel dile getirdiler.Tuncer
Bulutay ve Alper Güzel, Bengül’ün
çalışmalarından çözümlemeler yaptılar.Özellikle, Refah kuramı konusunda 48 yıl
önce yazdığı doçentlik tezinin, bu kuramın gelişmesine liderlik edebilecek bir kapasiteyle yazılmış olduğunu, döneminin çok önünde
öngörülerde bulunduğunu ve Bengül’ün teorik
saptamalarını ortaya koydular.
Hayranlık duyulacak şekilde bilgi ve zekaya sahip olan, refah iktisadı alanında
günümüzde temel alınan pek çok hususu, yarım asır önceki çalışmalarında açıklayan Bengül,
iktisadın benimsediği faydacı yaklaşımın toplumdaki adalet sorunlarını
çözemediğini açıklayamadığını söylüyor.Sosyal refah kuramını anlatıyor, gelir
dağılımın bir ahlaki unsur olarak çözümlemeye katılması gerektiğini söylüyor.
Toplantı öncesinde Bengül hakkında araştırma yaparken, bilim adamlarının Bengül için yaptıkları
değerlendirmeleri dinlerken, hep aklımda “Nash”
vardı. Bu iki, delice-dehanın pek çok benzer yanları vardı. Nash ve Bengül hemen hemen aynı
yaştaydılar, aynı yıl, Bengül Wisconsin’de Nash ‘da Pinceton’da yüksek
lisans eğitimine başladılar (1948), aynı yılda her ikisinin ruhsal-psikolojik
rahatsızlıkları başladı (1959). Nash hayatta kaldı,
unutulmadı, Bengül yaşama veda etti, 42 yıl sonra
hatırlandı.
Bundan böyle Birgün’de
pazartesi günleri çeşitli konularda “nazarı dikkatinizi “ çekmeye
çalışacağım.Olabildiğince, değinilmemiş, ihmal edilmiş konulara eğilmeye
çalışacağım. Yıllar önce 7 gazeteci örgütünün yer aldığı bir platform
oluşturmuştuk. “Bağımsız bir gazeteyi” Sevgili Doğan Tılıç’la hep konuşurduk. O zaman bu sadece hayaldi. Hayali gerçekleştiren tüm
arkadaşları kutluyorum.
|