İNTERNET BASKISI  6 Jul 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |    |       

 Ana Sayfa
 Güncel
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Magazin
 Televizyon
 Kültür Sanat
 Spor
 Yaşam
 Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

387. Hafta
  02 17 31  
  42 45 49  

147. Hafta
  12 16 17  
  22 29 12  

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP

-28/06/04-

AKP; Kasım 2002 seçimlerini kazandığında 15 aylık bir partiydi, geçmiş 15 yılın banka- medya-enerji  üçgeninde devleşen yolsuzluk pisliğini küfesinde taşımıyordu. AKP’de, banka batıranlara,  hortumculara   rastlanmıyordu. AKP, iktidara gelirken iki önemli konuya vurgu yaparak, geniş toplumsal kesimlerden ciddi destek sağladı: ‘yoksulluk ve yolsuzluk’

Geçmiş 15 yılın pisliğini heybelerinde taşıyan partiler  seçimlerde  tasfiye oldu. 15 yılın yolsuzluğu  ve yoksulluğu da AKP’yi yarattı.Türkiye’nin 90’lı yılları,  banka-medya vahşetinin zirveye tırmandığı yıllar oldu. Türkiye, banka ve medya sahipliğinin yolsuzlukla iç içe geçtiği ahlaksız bir dönemi yaşadı.

Banka sisteminin Türkiye’ye maliyeti, Dünya Bankası raporlarına göre -İmar hariç-milli gelirin %35’ine ulaştı. BDDK Başkanı’nın ve Hazine Müsteşarı’nın, TBMM araştırma komisyonuna yaptıkları açıklamalara   göre bu rakam, 77 milyar dolara tırmanmış durumda. (kamu 22,özel 55) Banka yolsuzlukları, yüksek mali kayıpları yanında, onarılması çok güç  ahlaki  yaralar da  açtı.

Banka ve medya sahipliğinin oluşturduğu bu yolsuzluk girdabında,
-adına merkez siyaset dedikleri herneyse -hepsi boğuldular. AKP,  90’lı yıllar  boyunca yaşanan tüm yolsuzlukların sonucunda  doğdu. Yeniydi, 90’ların finans çirkefinde yoktu. Banka maliyetinin  hesabını  soracağını, medya  ve banka sahipliğine ilişkin düzenlemeler yapacağını söylüyordu.

AKP’nin TURNUSOLU

Bu nedenle geniş toplum kesimleri ile iletişim kurdu ve  destek sağladı. Bu iki konu,  AKP’nin  ‘diğerlerinden’ farklı olup olmadığını da  belirleyecekti. Banka ve medya faturaları  konusunda  alacağı tavır, AKP’nin turnusolüydü. AKP, bu iki konuda sözünü yerine getirmezse, öncekilerin faturasını  da üstlenmiş olacaktı.
AKP iktidarının 20. ayı doluyor. İki konuda da, ciddi bir gelişme yok. Aksine, durumu kabullenme yolunda bir rota değişikliği de hissediliyor. Ne sahiplilik meselesi çözülmüş, ne de bankaları batıranlardan ciddi bir hesap sorulmuş vaziyette.Toplumsal vicdan ve ahlak, AKP Hükümetinin  bu konuda atacağı adımları bekliyor, dikkatle  izliyor.
 
AKP hükümetinin;  AB, Kıbrıs, Irak, demokratikleşme, sivilleşme gibi pek çok alanda olumlu adımlar atmasına karşın, yolsuzluk ve yoksulluk üzerine mesafe alamadığı görülüyor.AKP lideri vatandaşa,  ‘ülkenin mali vaziyeti çok kötü,  hükümetimizden  hemen  bir şey beklemeyin, 2 sene sonra sizi rahatlatacağım, yapamazsak , bizden  hesap sorun’ demişti. Bu süre Aralık’ta doluyor. Aralık’ta, AB  için de karar veriliyor.
 
Ancak,  Türkiye AB üyeliği sürecine girse de, bu sorular ve sorunlar ortadan kalkmıyor.Yolsuzluk ve yoksullukta alınacak mesafe ile, AB üyeliği gerçekleşiyor. 77 milyar dolarlık  banka-medya rezaletinin hesabı sorulmadan, bu  iki alan olması gereken biçimde düzenlenmeden, yolsuzluklara  karşı sadece  nutuk atmakla, AB yolunda ilerleme sağlanamıyor.

9 adet  uyum paketi ile pek çok konuda özgürlük ve demokratikleşme sağlandı.Ceza yasaları düzenleniyor, anayasa değişiklikleri yapılıyor, alkışlıyoruz . DEP’ liler özgürlüğünü kazanıyor, çok güzel,  ancak nerede  medya- banka yasaları, nerede bunların uyumu, nerede milyarlarca dolarlık yolsuzluğun  hesabı? Ana dilde eğitimi ve yayını gerçekleştireceğiz, ancak  ana dilde soygundan hesap sormayacağız. Geçiniz efendim.

 


 

<<Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur   / 5 Jul 2004
 Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP...   / 28 Haziran 2004
 Çin endişesi...   / 21 Haziran 2004
 FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ...   / 6 Haziran 2004
 IMF: HASTA EDEN HASTAHANE...   / 31 Mayıs 2004
 Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze   / 23 Mayıs 2004
 Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye...   / 16 Mayıs 2004
 Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Aydın Engin - TIRMIK
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Ayla Yılmaz  
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt
Güldal Kızıldemir  
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink  
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay  
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç  
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi  
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra  
Pati Değinmeleri
Reha Mağden
Rıdvan Akar  
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt  
Selçuk Candansayar
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl


   birgun.net www