İNTERNET BASKISI  6 Jul 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |    |       

 Ana Sayfa
 Güncel
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Magazin
 Televizyon
 Kültür Sanat
 Spor
 Yaşam
 Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

387. Hafta
  02 17 31  
  42 45 49  

147. Hafta
  12 16 17  
  22 29 12  

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Susurluk, Madımak ve banka sistemi faturası

-05/07/04-

Bir iktisatçı,  bankaların nasıl  kötü duruma  düştüklerini şu şekilde açıklıyor. “Önce teknik kötü yönetim,  sonra kozmik kötü yönetim,  daha sonra çaresizlik içinde yönetim  ve  en sonunda da hileli yönetim.''*

Pek çok Türk bankası, son 15 yılda  bu aşamaları ziyadesiyle yerine getirdi,  filmin sonunda da  kur politikası çöktü ve  milli gelirin %40’na yaklaşan bir fatura ile karşı karşıya kaldık. Resmi açıklamalara göre -kamu 22,  özel bankalar 55 milyar dolar - Türkiye’nin banka sisteminin maliyeti 77 milyar dolara ulaşmış vaziyette. Hali hazırda,  bu faturanın 58 milyar dolarını  Hazine ödemiş bulunuyor. Hazine bu faturayı ödemek için  iç ve dış borçlanma yapıyor,  daha ucuz kaynak temin etmek için IMF’ye gidiyor. Sonuçta bu faturayı,  gerçek sorumlusu olmayan tüketiciler,  mükellefler,  vatandaşlar olarak, biz ödüyoruz.

Peki diğer ülkelerde durum nasıl,  bu tür maliyetler ne şekilde tahsil ediliyor? Banka batışlarında batılı kapitalist ülkelerde izlenen yöntem şu: sırasıyla,  öncelikle bankaya borcu olanlara,  banka sahiplerine,  yöneticilerine,  en sonunda da mevduat sigortalarına,  mevduat sahiplerine ya da  Hazineye başvuruluyor.
Peki,  biz zararı  tahsilata  nereden başladık,  kimlere yükledik ? En sondan,  Hazine’den  başladık,  vatandaşa yükledik. Peki,  zararı yükledikte,  hesap sorduk mu? Hayır.

Peki,  bu zararı yükledikte,  banka sistemi ayağa kalktı mı,  sağlığına  kavuştu mu? Hayır,  daha yapacak çok  iş var!

KIRMIZI ÇİZGİLER

Dünyada, son yıllarda yaşanan  mali  krizlerin  ardında yatan unsurların başında,  bankaların iyi yönetilememiş ve denetlenememiş olduğu  görülmektedir.

Hal böyle iken,  yolsuzluklarla,  hırsızlıklarla yoğrulmuş,   çok yüksek bir banka maliyeti ödenir iken,  birileri kalkıp şunları söylüyor: ‘banka rezaletleri lakırdısını bırakalım,  olmuşsa olmuş,  3 yıldır hortum,   rezillik konuşuyoruz,  bunları kapatalım,  sünger çekelim,  zaten banka yolsuzluğu bir hurafedir’ Bu ne demek?  ‘Ey vatandaş,  banka maliyeti ve rezaleti  hakkında  konuşma! Bir tüketici olarak bu maliyeti  öde,  fakat sorgulama! Yeni kırmızı çizgin budur!’ demek.

Elbette; banka maliyetinin çizgileri belirlenmeli,  ne kadarı  hurafe,  ne kadarı  yolsuzluk ve  yanlış yönetim,  ne kadarı uygulanan iktisat  politikaların  etkisi,  bunları ortaya koymalıyız. Devletin hortumu ile hırsızın hortumunu ortaya dökmeliyiz.
Sağlam bir demokrasiye sahip ülkelerin vatandaşları, kendilerinin üretmediği  maliyetleri  ancak şu şekilde  üstlenirler: önce maliyet sorgulanır,  maliyeti yaratanlardan yargıda  hesap sorulur,  maliyeti yaratan siyasetçi,  bürokrat,  banka sahibi ve yöneticisi tasfiye olur,  iyi kötüyü kovar ve sonunda da maliyet, toplumsal kesimlerce adil  bir şekilde paylaşılır. Mali sisteme güven bu şekilde  oluşur.1970-80’lerin İtalya’sını unutmayalım.İtalya, temiz eller operasyonları ile  iki başbakanı, onlarca  milletvekilini, bürokratı, bankacıyı, iş adamını,gazeteciyi sorguladı ve yargıladı. Pek çok kişi mahkum oldu.

Bu şekilde demokrasi ve hukuk gelişir, kalıcılaşır,  anayasal vatandaş olunur,  kural hakimiyeti  ve arınma sağlanır.Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde kırmızı çizgilerin kaldırıldığı dönemde,  yeni kırmızı çizgiler koymak,  banka faturasını unutmaya zorlamak ve telkin etmek,  ahlaki yaranın daha da genişlemesine neden olur. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı banka faturası, ‘Susurluk’tur,  Madımak’tır,  unutulmamalı ve unutturulmamalıdır.’ Mevduata güvencenin sınırlandığı  bugün, nazarı dikkatinizi bu meseleye çekmeye çalıştım.İyi haftalar efendim.

*Aristobulo de Juan  

 

<<Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur   / 5 Jul 2004
 Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP...   / 28 Haziran 2004
 Çin endişesi...   / 21 Haziran 2004
 FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ...   / 6 Haziran 2004
 IMF: HASTA EDEN HASTAHANE...   / 31 Mayıs 2004
 Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze   / 23 Mayıs 2004
 Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye...   / 16 Mayıs 2004
 Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Aydın Engin - TIRMIK
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Ayla Yılmaz  
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt
Güldal Kızıldemir  
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink  
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay  
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç  
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi  
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra  
Pati Değinmeleri
Reha Mağden
Rıdvan Akar  
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt  
Selçuk Candansayar
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl


   birgun.net www