İNTERNET BASKISI 19 Nisan 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |    |       

 Ana Sayfa
 Güncel
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Kültür Sanat
 Magazin
 Televizyon
 Spor
 Yaşam
 Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

387. Hafta
  02 17 31  
  42 45 49  

147. Hafta
  12 16 17  
  22 29 12  

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Tangentopoli'den Kurtulmak

-12/07/04-

Yıllar önce İtalya’da temiz eller operasyonunu yöneten Antonio Di Pietro ile  görüşmüştüm. Bu sözcüğü de, ilk  ondan duymuştum. Tangentopoli; tangente  (yolsuzluk-rüşvet, hırsızlık) ve polis (kent) kelimelerinden oluşan birleşik bir sözcük, yolsuzluklar diyarı anlamına geliyor.İtalya’nın yolsuzluk-rüşvetle  yönetildiğini anlatmak için kullanılıyordu. 90’ların başında İtalya süpürgeyi eline alan ilk ülke konumundaydı.Tangentopoli olarak adlandırılan yolsuzluklar diyarı;  şirketlerle, politik ve bürokratik sistem arasındaki ilişkinin yozlaşması  ile ortaya çıkan bir düzendi. İtalya Tangentopoli’den kurtulmak için ciddi  irade gösteriyordu.

 Öncelikle vatandaşta, Tangentopoli’ye  ilişkin sosyal  bilinç ortaya çıktı.Yolsuzluklara karşı bayrak açan 2 yargıcın öldürülmesinden sonra sokak kaynamağa başladı.Sokağa ilk  dökülenler, adalete ilk susayanlar gençlerdi.Vatandaşın ve sokağın baskısı, sınırlı sayıda olan   özgür basını da harekete geçirdi.Bu gelişmeler, parlementoyu yolsuzlukla mücadeleye ilişkin düzenlemeleri yapmaya zorladı.

Özerk yargı organları, soruşturma ve yargılama usulleri geliştirildi.Polis teşkilatının üstlerine bağlı kalmadan, yargı makamları ile yakın işbirliğinde çalışmasını sağlayacak düzenlemeler yapıldı.Yolsuzluklara karşı uzmanlaşmış yargı ve güvenlik elemanları yetiştirildi..Tüm bu gelişmeler İtalya’da yolsuzluğu,rüşveti tamamen kurutmuş değildir.Ancak önemli mesafeler alınmış, yolsuzluk ortamının tekrarını önleyen mekanizmalar kalıcılaştırılmaya çalışılmıştır.

İSYAN ETMEK İÇİN KIYAMET GÜNÜNÜ BEKLEMEYİN

 Savcı Di Pietro,  görüşmemizde ‘isyan etmek için kıyamet gününü beklemeyin’ diyordu.Türkiye, son 15 yıl içinde yolsuzluk sistemi içinde yüzdü. Türkiye’de yolsuzluklarla yoğrulmuş hasta bir demokrasiye , yozlaşmış bürokratik ve siyasal sisteme  karşı isyan geliştirilemedi. Enerjide, bankacılıkta,medyada,özelleştirmede,tahsislerde,alt yapı yatırımlarında,silah teçhizat alımlarında, sayısız kıyamet günü yaşandı.Mafya,siyaset ve asker sivil bürokrasi üçlemeleri ile geçen bir dönemdi.

77 milyar doları bankacılıkta olmak üzere, on milyarlarca dolara ulaşan, mali kayıplara neden olan, karanlık bir Türkiye yaratıldı.Düzgün bir demokrat sol siyaset üretilemediği içinde, bu bataklık  AKP’yi  doğurdu. Vatandaş, karanlığın sorumlusu olarak gördüğü partileri cezalandırdı ve AKP’yi denemek istedi, oylarıyla isyan etti.Yolsuzluklardan hesap sormak, AKP’nin kullandığı en önemli temalardan biriydi.

Şimdilerde AKP Hükümeti, Yolsuzluklarla Mücadele Yasası çıkartıyor.Yasayı incelediğinizde, önceki yolsuzlukların affı meselesi hariç,diğer ülke deneyimlerinden önemli ölçüde yararlanıldığını görüyorsunuz.AKP hükümeti  yasaya eklediği hükümlerle daha  önce yapılan  yolsuzlukları affetme yolunu seçiyor. ‘Bastır parayı, yaptığın yolsuzluk affedilsin!’diyor.Bindiği dalı kesiyor.

Yolsuzlukla mücadele deneyimleri, yolsuzlukları affetmenin, mücadele etmek için çıkarılan yasaların değerini ortadan kaldırdığını gösteriyor.Yasa çıkartmakla sisteme olan güveni artırmayı amaçlıyorsunuz, ancak getirdiğiniz aflarla, mevcut güvensizliği daha da derinleştiriyorsunuz.

Kıyamet olmadan isyan edemedik, ancak  yolsuzlukların  affedilmesine  isyan edebiliriz.Eskimiş sütunların arkasında ağlamayı bırakıp, yolsuzlukların affına karşı  toplumsal iradeyi harekete geçirelim.Gazetemiz yöneticilerinin ve okurlarımızın  nazarı dikkatini bu konuya çekmek istedim.İyi haftalar efendim.       

 

 

<<Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur   / 5 Jul 2004
 Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP...   / 28 Haziran 2004
 Çin endişesi...   / 21 Haziran 2004
 FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ...   / 6 Haziran 2004
 IMF: HASTA EDEN HASTAHANE...   / 31 Mayıs 2004
 Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze   / 23 Mayıs 2004
 Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye...   / 16 Mayıs 2004
 Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Aydın Engin - TIRMIK
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak  
Ali Bilge
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Ayla Yılmaz
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bülent Forta
Can Gazalcı  
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt
Güldal Kızıldemir
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir  
Mert Özmen
Mete Çubukçu  
Metin Özuğurlu
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya  
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuz Oyan
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra
Pati Değinmeleri
Reha Mağden
Rıdvan Akar
Sami Evren
Saruhan Oluç  
Sedat Bozkurt
Selçuk Candansayar
Sezai Temelli  
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl


   birgun.net www