İNTERNET BASKISI  19 Temmuz 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |    |       

 Ana Sayfa
 Güncel
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Kültür Sanat
 Magazin
 Televizyon
 Spor
 Yaşam
 Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

387. Hafta
  02 17 31  
  42 45 49  

147. Hafta
  12 16 17  
  22 29 12  

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Avrupa'yı düşünmek

-18/07/04-

Fransız filozof Edgar Morin'le ilk merhabam, 1988 yılında Şirin Tekeli tarafından Türkçe'ye çevrilen Avrupa'yı Düşünmek adlı kitabı ile olmuştu. Morin'in bu kitabından oldukça etkilenmiş, kitabı yakın çevreme sürekli tavsiye etmiştim. Günün birinde Morin'le tanışmak,kendisiyle söyleşi yapmak isteğimi yıllar sonra gerçekleştirme imkanını buldum. Sevgili gazeteci arkadaşım Zeynep Atikkan, 1997 Luksemburg kararları sonrasında, kendisi ile ilk söyleşiyi gerçekleştirmiş ve kapıyı aralamıştı. 19 yıldır yayınlamakta olduğum dergi adına yaptığım söyleşiyi, NTV'de de yayınlamıştık.

 

Sosyolog,antropolog,tarihçi ve iktisatçı kimlikleri bulunan Morin, çağımızın en önemli düşünürlerinden birisidir. 83 yaşındaki filozof,yaşamı boyunca insan bilimlerinin temel sorunlarına çözümler üretmeye çalışmıştır. Önce Nazizme karşı direnme hareketinde katılmış, sonra Stalinizme karşı gelişen harekette yer almış, siyaset sahnesinde hem tanık, hem de taraf olmuştur. Kasım 1998 yılında Paris'te buluştuğumuzda , konuşmamızın ağırlığı Türkiye'nin Avrupalı kimliği üzerine olmuştu.

 

Türkiye'nin hem Asya'da, hem de Avrupa'da olmasının Avrupa için olumlu olduğunu işaret eden Edgar Morin , iki kutuplu Türkiye'nin dışlanmasının, anti- laik bir dünyaya kapanmasına neden olabileceği tehlikesine işaret ediyor ve 'Türkiye'nin güçlü bir dinsel geleneği ve de güçlü bir laik yapısı vardır,Türkiye bu ikili yönü geliştirecek ülkedir' diyordu.

 

OSMANLI ve TÜRKİYE AVRUPA'LIDIR

 

Morin, İstanbul'un fethinden bile önce, Osmanlının batıyla ciddi ve derin kültürel bağlarının olduğunu, Osmanlıda dinsel hoşgörünün bulunduğunu, dinlerin sürmesine izin verildiğini, bu özelliğiyle imparatorluğun uygarlaştırıcı bir işlevi olduğunu belirtiyor ve Osmanlının Avrupalı olduğunu ileri sürüyordu. Batıda dinsel hoşgörünün laiklikle başladığını altını çizmesi de, diğer önemli bir husustu. Osmanlıdan intikal eden bu gerçekliğe, laiklik boyunun eklenmesiyle birlikte Türkiye'de Avrupa'lıdır diyordu. Morin, Avrupa düşüncesinin laiklikle ve laikliğin hoşgörüsüyle tanımlandığını, Türkiye'nin bu tanıma uyduğunu belirtiyordu.

 

Avrupa sınırlar toplamı mıdır,yoksa kültürler bileşkesi midir? Morin'e göre; 1- Avrupa'yı net ve mutlak sınırlarla tanımlamak doğru olmaz 2-Avrupa islamla entegre olmadan kurulamaz 3- Bu nedenle Türkiye'nin pozisyonu çok önemli 4-Hristiyanlık, diğer dinlere hoşgörülü olamadığı için, Batı'daki hoşgörü kavramı din dışına kaymıştır 5-Oysa ilginç olan şu ki, hoşgörülü olan islam, laikliği toplum hayatına mal edememiştir 6- Bunu tek başaran Türkiye oldu.

 

TARİH BİLİNMEZSE

 

Edgar Morin, Osmanlının geçmişinin ve Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşme davasını savunmayı benimseyen bir düşünür.Kendisine, Osmanlı ve Türkiye üzerine derin ilgisinin nedenini sormuştum.İlgisinin başlangıçta rastlantısal olduğunu annesinin , babasının ve öncellerinin yüz yılı aşkın bir süre Selanik'te Osmanlı vatandaşı olarak yaşadıklarını söylemişti.

 

6 yıl önceki söyleşimizde Morin ; Avrupa'lı entellektuel ve yöneticilerin, Avrupa tarihinin bütününü bilmediklerini, Orta ve Doğu Avrupa tarihlerinin onlar için soru işaretleri taşıdığını, Osmanlı ve Türk tarihine çok yabancı olduklarını anlatmış, nedenleri üzerine çözümlemelerde bulunmuştu.

'Tarihi bilmeyenler tabii ki uygarlıktan habersizlerdir' diyordu.

 

Bugün, bende önemli izler bırakan Edgar Morin'i tanıtmaya, nazarı dikkatinizi, onun tezleri üzerine çekmeye çalıştım.İyi haftalar efendim.

 

 

<<Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur   / 5 Jul 2004
 Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP...   / 28 Haziran 2004
 Çin endişesi...   / 21 Haziran 2004
 FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ...   / 6 Haziran 2004
 IMF: HASTA EDEN HASTAHANE...   / 31 Mayıs 2004
 Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze   / 23 Mayıs 2004
 Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye...   / 16 Mayıs 2004
 Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Aydın Engin - TIRMIK
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge  
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik  
Ayla Yılmaz
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar  
Göksel Bozkurt  
Güldal Kızıldemir
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu  
Muammer Bayburtluoğlu  
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuz Oyan
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra
Pati Değinmeleri
Reha Mağden  
Rıdvan Akar
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt
Selçuk Candansayar  
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN  
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl


   birgun.net www