İNTERNET BASKISI  10 Ağustos 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |  ARŞİV-ARAMA |    |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Magazin
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Televizyon
 Kültür Sanat
 Spor
 Yaşam
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yanlız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

404. Hafta
  13 24 29  
  32 43 49  

164. Hafta
  04 06 14  
  29 32 03  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Ekonominin Aşil topuğu:Cari Açık

-09/08/04-

Uzun süredir dikkat çektiğimiz cari açık meselesine,  nihayet ekonomik karar birimleri ve IMF tarafından da işaret edilmeye başlandı. Cari açık endişesini dile getirenleri  münafık olarak nitelendiren yorumcularda artık  çark etmiş gözüküyor. Bir ülkenin  dış hesaplarında oluşan negatif durum olarak kabaca tanımlayabileceğimiz cari açık; Türkiye ekonomisinin en hassas ve  riskli  bölgelerinden biridir, aşil  topuğudur, biz  genellikle  buradan vuruluruz. Osmanlının son döneminden bu yana yaşanan iktisadi krizlerin çoğunlukla dış hesap açıklarından kaynaklandığı görülmektedir

2004 yılında cari açığın hedeflenenin üstünde gerçekleşmesi, ilk 6 ayda açığın 10 milyar dolar olması, yıl sonunda da 11 milyar doları aşması beklenmektedir. 2004’de, dünyada gelişmekte olan ülkeler içinde en fazla cari açık veren ülkenin de, Türkiye olduğunu belirtelim. Sorun, Türkiye’nin cari açıktaki bu dengesizliği giderebilecek kaynağı, nereden ve nasıl finanse edip edemeyeceğine ilişkindir.Sermaye hareketlerini serbestleştiren ülkeler bu kaynağı, uluslararası piyasalardan borçlanmak suretiyle,  ya da kısa vadeli sermaye girişleri ile temin etmektedirler.Her iki borçlanma yöntemi için de, yurt içi faizlerin yurt dışı faizlerden yüksek olması gerekmektedir.

IMF’nin  yaptığı bir araştırmaya  göre, 2003 yılında 54.7 milyar dolar olan dış kaynak ihtiyacımız, 2004’te 61.7 milyar dolara çıkmakta, 2008’de  ise bu rakam 67.4 milyar dolara yükselmektedir. Türkiye’nin bu yıl, toplam dış kaynak ihtiyacının %70’i, kısa vadeli sermaye ile karşılanmaktadır. 2006 ve sonrasında bunun %78’e çıkması beklenmektedir.Umumi manzara ne şimdi, ne de yakın gelecekte, hiçte  iç açıcı değildir. Doğrudan yatırımların bu yıl 1.6,  2008’de ise 3.1 milyar dolar olması beklenmektedir.Dolayısıyla, kalıcı olması nedeniyle tercih edilen yabancı sermaye olarak kabul gören fiziki yatırımlarında, yaraya merhem olamayacağı anlaşılmaktadır.

KISA VADELİ SERMAYEYE MAHKUMUYET

Günümüz dünyasında gelişmekte olan ülkelerin yer aldıkları finansal düzenin kuralları içinde Türkiye, kısa vadeli sermaye girişlerine mahkum bir ülkedir, tahminlere göre yakın gelecekte bu mahkumiyet devam da edecektir.Kısa vadeli sermaye girişlerine  mahkumiyet,  IMF’ye  mahkumiyeti  de beraberinde getirmektedir. 2005-06 yıllarında Türkiye’nin IMF’ye yüklü geri ödemeleri vardır. İki yılda 19 milyar dolar borç ödemesi söz konusudur.

Tüm bu ödemeler ülkenin  brüt döviz rezervlerini de etkilemektedir. 2004’te, 32.4 milyar dolar civarında olacağı düşünülen brüt döviz  rezervlerin, 2006 yılında 20.8 milyar dolara düşeceği tahmin edilmektedir.Dış kaynak ihtiyacının artması sonucu rezervlerde yaşanabilecek azalma, dış borcun  sürdürülebilirliği sorununu gündeme getirebilecektir. Bu durum başlı başına olumsuzluktur. Türkiye gibi yüksek dış ve iç borcu olan ülkeler,  borçlarını zar zor ödemeye çalışırken, üstüne üstlük,  birde cari açık artışlarıyla  karşı karşıya kaldıklarında, alarm vermeye başlamaktadırlar. Petrol fiyatlarının, ülke dışı faizlerin ve reel kurların  yükselmesi,  ithalatın ve  içi talebin  artması, bu süreci tetiklemekte ve sarmalın son ucu olan bunalıma yaklaştırmaktadır.    
 
Bu tablo karşısında hükümet,  IMF ile anlaşma yolunu seçmiştir.Muhtemelen 10 milyar dolarlık finansman destekli   ve/veya IMF borçlarını erteleyen, 3 yıllık  bir stand-by söz konusudur. IMF’ye  dayılanmak için, oyunun kurallarını değiştirmeye zorlamak ve Malezya eski devlet başkanı Mahathir gibi güçlü siyasi iradeye sahip olmak gerekmektedir.

««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Derin umutsuzluk   / 25 Temmuz 2004
»»» Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur...   / 5 Temmuz 2004
»»» Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP   / 28 Haziran 2004
»»» Çin endişesi   / 21 Haziran 2004
»»» FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ   / 6 Haziran 2004
»»» IMF: HASTA EDEN HASTAHANE   / 31 Mayıs 2004
»»» Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze...   / 23 Mayıs 2004
»»» Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye   / 16 Mayıs 2004
»»» Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış...   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge  
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik  
Aydın Engin - TIRMIK
Ayla Yılmaz
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bayram Başaran
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman  
Derman Abi
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar  
Göksel Bozkurt  
Güldal Kızıldemir
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu  
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuz Oyan
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra
Pati Değinmeleri
Reha Mağden  
Rıdvan Akar
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt
Selçuk Candansayar  
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN  
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl

  Google Arama
   birgun.net www