| Sevgili Serdar Alten,
Geçen yıllar boyunca, sizlere pek çok mektup yazdım, ancak
yayınlanan ilk mektup bu oldu. 1978'in, 9 Ekim sabahı, tüm
Türkiye, seninle birlikte, 7 Türkiye İşçi Partili'nin,
öldürüldüğü haberiyle uyandı.
Tarihe; Bahçelievler katliamı olarak geçen toplu siyasi
cinayetin üzerinden, tam 26 yıl geçti. Sen, ağır yaralıydın,
bir hafta ölüme direndin.
Seninle Hürcan'ı, Ankara'da, diğer arkadaşları
memleketlerinde defnettik. "Unutmayacağız, Faşizmi Ezeceğiz"
diye haykırıyorduk. Seri siyasi cinayetlerin yaşandığı bir
dönemdi. Katliamlar, cinayetler körüklendi, binlerce insan
öldü.
O zamanlar, emniyette "dürüst" insanlar vardı. Dürüst
Oktay'lar vardı.Bir süre sonra, katilleriniz belirlenmeye
başlamıştı.Katilleriniz; gelecekte şöhretlerini artıracak
olan, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı gibi ülkücülerdi.
12 Eylül askeri darbesi ile anayasa ve demokrasi
kaldırıldı. Faşizm iktidardaydı. Türkeş'in avukatının sözleri
çok açıktı, "müvekkilimin fikri iktidarda".
Faşizmi ezememiştik, faşizm bizi eziyordu. Sol, demokratik
muhalefet için dönem, çok acıydı. Meydanlarda, toplanan yüz
binler, bir anda ortadan kayboldu. İnanır mısın, 82
anayasasına, meydanları dolduranlar kadar bile, ret oyu
verilmedi.
Sizin dava, yıllardır sürüyor. Katliam timinizin başındaki,
'reis Çatlı' ve diğer ülkücü arkadaşları, uyuşturucu dahil,
pek çok yasadışı işin içinde yer aldılar, uluslararası
suikastlere imza attılar. Uluslararası istihbarat örgütlerinin
taşeronu oldular. 12 Eylül öncesi ve sonrasında, gladionun
esas oğlanları, oldukları ortaya çıktı.Katillerinizden
kimileri, kaçtı- kaçırıldı- yakalandı. Kırcı hala kaçak.
Susurluk kazası sonrasında ilk perde açılmıştı.
KAHRAMAN KATİLLER
Katilleriniz devletin has adamlarıydılar. Devlet için
öldürmüşlerdi, katillerinizi devletimiz
sahiplenmişti.Katillerinize ve hocalarına, üst düzey
generaller kucak açıyordu. Katillerinize 'kahraman'
diyorlardı. 12 Eylül darbecileri ile katilleriniz arasındaki
ilişkiler, yavaş da olsa, aydınlanmaya başlamıştı.
Son bilgiyi Eymur açıkladı: Evren'in damadı Gürvit'in,
katillerinizle olan 'iş ilişkisi' yazılmıştı, meğerse kızı
Şenay Hanım da, katillerinizden oluşturan timi kurmuş. 12
Eylül'ün başı, kızı, damadı, Çatlı, Kırcı ve diğer
katilleriniz.. Nasıl bir fotoğraf ama!
Ben, tüm bu gelişmelerde, hep Maksut'u düşünürüm. Nereden
çıktı, kim bu Maksut diyeceksin? Hatırlar mısın Serdar; bir
Maksut ağabey vardı, Maksut Göksu. Beyefendi bir adamdı,
sanırım mühendisti, TİP'liydi.
12 Eylül'ün ilk dönemlerinde şaşırtıcı bir haberdi. Göksu;
Evren'in kızı, Miray Hanımla evlenmişti. Sakın yanlış anlama,
hiç bir itirazım yok, aşk darbe dinlemez.
Kimi zaman, Maksut'un dayanılmaz olduğunu tahmin ettiğim,
sıkıntılı hallerini düşünürüm.
Düşünüyor musun, Evren bey, kızlarını, damatlarını bir
bayram yemeğinde toplamış:
- Yavrularım nasılsınız? Şenay, Erkan işler nasıl?
- Babacığım, bizim Maksut'un arkadaşlarının katillerinden,
güzel bir buket yaptık, kaliteli bir milli çete oluşturduk,
ermeni meselesi dahil, pek çok hususu, 'kahraman katillere'
havale ettik..
Maksut'un durumunu düşünüyor musun? Masada bunlar
konuşuluyor, onun gözlerinin önüne, sizin tabutlarınız, acı,
göz yaşı, öfke dolu meydanlar geliyor ve hep birlikte
haykırıyoruz:"unutmayacağız, faşizmi ezeceğiz" Bakar mısın, şu
talihe: faşizm masada, karşında oturuyor!
Sevgili Serdar;
Sana, bu mektubu yazarken, Çatlı'nın sır çantasının ortaya
çıktığı haberi geldi. İçindekilerin, tamamı olup olmadığı
bilinmez, ama bir kaç adım daha mesafe alınacak demektir.
Çatlı'nın çantasında, Çatlı'nın generallerle çekilen
fotoğrafları, pek çok gizli belge varmış. Ne dersin, bu
çantada çok eski fotoğraflarda var mı? Çatlı'nın çantasında,
kaç cinayet var, devlet sırrı?
*Bahçelievler
katliamında öldürülen 7 TİP'li, Hürcan Gürses, Salih
Gevenci,Faruk Ersan,Serdar Alten, Latif Can, Efraim Ezgin ve
Osman Nuri Uzunlar'dı. 19-25 yaş arasındaydılar. |