İNTERNET BASKISI  18 Ekim 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |  ARŞİV-ARAMA |    |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Magazin
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
 Spor
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

414. Hafta
  1 3 5  
  15 28 47  

174. Hafta
  4 6 7  
  13 16 6  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Dalgalı kur ve düşük belli enflasyon

-17/10/04-

Türk hükümetleri, IMF ile birlikte, 1998'den itibaren 'çeşitli' iktisadi programlar yürütmektedir. Önce, Yakın İzleme Anlaşması ile işe başlandı, 2000 yılında döviz çapasına dayalı, bir Stand-by'la devam edildi. Bu programı yürütürken, 2001 Şubat'ında, tarihimizin en derin bunalımına girdik. Dikkatinizi çekerim: IMF ile bir program yürütürken krize girdik. IMF' nin, istikrarı sağlamamız için önerdiği döviz çapasına, sıkı sıkıya sarılmıştık.

Sarıldığımız bu politikayla enflasyonu düşüreceğimiz, dolayısıyla ekonomik istikrara kavuşacağımız söyleniyordu. Kısa bir süre sonra bu çapa koptu, kayalara çarptık, tekne büyük hasar gördü. Ulusal gelirimizin %35'lerine varan banka maliyetti ile karşı karşıya kaldık. İç ve dış borçlarımız arttı. Şimdi bu bedeli, TC vatandaşları ödüyor.

Kriz sonrası, IMF kur politikamızı değiştirmemizi söyledi, derdimize deva olacak yeni ilacı verdi. "Bundan böyle, kuru çapalı değil, dalgalı uygulayın" dedi. Biz de, "bu seferde böyleymiş, hayırlısı Allah'tan, peki abi " dedik. Şimdi merkez bankası, bu politikayı işine nasıl gelirse, öyle uyguluyor.

 Teknenin bugün yine içindeyiz, sürekli çalışıyoruz, teknemizin 'görülmeyen çapasına' tutunmuş vaziyette, korkulu gözlerle karaya bakıp duruyoruz. AB kıyısına demir atmak için liman başkanlığından çıkacak izni bekliyoruz. Kıyıya yanaştığımızda sorunlar bitecek diye düşünüyoruz.

 

FİYAT İSTİKRARI GÖBEK ERİTMİYOR

Yıllar boyu,TC merkez bankası, "fiyat istikrarı, yani enflasyon sorunun halli, ekonomik istikrarın değişmez temel koşuludur" diyordu. Bu veciz değerlendirmeyle beyinler yıkandı.

Dalgalı kur teknesinde, fiyat istikrarı yolunda çok önemli mesafe alındı, enflasyon düştü. Düşük bel modasına, enflasyonda uydu.

Ancak, tam tünelin ucu göründü derken, bu sefer de 'göbek' göründü. Koskocaman 'göbek' tüm ihtişamıyla göründü. Yüksek iç ve dış borçlar 'göbek' yapmıştı. Enflasyon eriyordu, fakat 'göbek' erimiyordu. Hani, enflasyon hal yoluna koyulunca, ekonomi düze çıkacaktı? Merkez bankası, hep " cennetin yolu fiyat istikrarından geçer" demiyor muydu?

Demek ki, fiyat istikrarı, finansal istikrarı getirmiyordu. Önemli olan 'göbeğin' küçülmesiydi. Yıllar önce, kim ya da kimler; " bu göbek sorunu çözülmezse, kalp krizleri yine yaşanabilir, yoğun bakıma gitmek zorunda kalınabilir" diyor ve dışlanıyordu?

Artık aynaya bakalım ve itiraf edelim: uygulanan kur ve para politikasıyla enflasyon küçülüyor, ama borçlar ve reel faizler azalmıyor. Para politikasının, finansal istikrara çok daha fazla önem vermek zorunda olduğu ortaya çıkıyor.

Peki; finasal istikrarın, fiyat istikrarı lehine terk edildiği bir ekonomide, 'göbek' nasıl küçültülür, yani mali istikrar nasıl sağlanır?

Beyin yıkayıcıları koro halinde ve makamsız söyleyeceklerdir. Türküm, doğruyum çalışkanım, yasam: faiz dışı fazla vermektir!

"Behamahal, bütçede, faiz dışındaki harcamalar azaltılmalı, fazla verilmeli, toplanan vergilerle faizler ödenmeli, böylece 'göbek' küçülmeli " diyeceklerdir.

Türkiye yıllardır bu politikayı uyguluyor, yüksek faiz dışı fazla veriyor, bütçe disiplinini sağlıyor, fakat borç stoğunu ve reel faizleri azaltamıyor. Çünkü, büyüme oranının çok üstünde borçlanıyor, borcu sürdürebilmek içinde, faiz dışı fazla yaratmak zorunda kalıyor. Hem, reel faiz veriyor, hem de, faiz dışı fazla veriyor, tüm bunlara rağmen 'göbek' erimiyor.

En önemli yanılgı da bu oluyor. Faiz dışı fazla politikası, efsaneye dönüşüyor. Adı üstünde efsane, yani hayali hikaye.. 'Göbek' nasıl eritilir? Gelecek yazıda devam edelim.
««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» AB ve eskiyen toplumsal kontratlar   / 10 Ekim 2004
»»» Bahçelievler katliamı   / 3 Ekim 2004
»»» Balık gölüne göre büyür   / 19 Eylül 2004
»»» Neo-liberal küreselleşmenin ikramiyeleri   / 12 Eylül 2004
»»» Finansal zinalar ve AKP'nin kıblesi   / 5 Eylül 2004
»»» Hükümet özür dilemelidir   / 22 Ağustos 2004
»»» İlaca dayalı sağlık harcamaları   / 15 Ağustos 2004
»»» Ekonominin Aşil topuğu:Cari Açık   / 9 Ağustos 2004
»»» Derin umutsuzluk   / 25 Temmuz 2004
»»» Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur...   / 5 Temmuz 2004
»»» Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP   / 28 Haziran 2004
»»» Çin endişesi   / 21 Haziran 2004
»»» FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ   / 6 Haziran 2004
»»» IMF: HASTA EDEN HASTAHANE   / 31 Mayıs 2004
»»» Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze...   / 23 Mayıs 2004

Yazarlar
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge  
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Aydan Çelik - POTKAL
Aydın Engin - TIRMIK
Ayla Yılmaz
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bayram Başaran
Bülend Karpat  
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan Oskay
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Ertuğrul Yalçınbayır
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt  
Güldal Kızıldemir
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay
Kemal Kılıçdaroğlu
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir  
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu  
Metin Yeğin  
Muammer Bayburtluoğlu  
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Mustafa Demirkanlı  
Müge Sökmen
Müge İplikçi
Necdet Saraç
Necip Süleyman Doğulu
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuz Oyan
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra
Pati Değinmeleri
Reha Mağden  
Rıdvan Akar
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt
Selçuk Candansayar  
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Ufuk Uras
Uğur Bekdemir
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl
Yılmaz Odabaşı

  Google Arama
   birgun.net www