|
Geçen hafta,
Türkiye çok değerli bir bilim insanını kaybetti. Psikiyatrist
yazar, Serol Teber 66 yaşında vefat etti. "Melankoli: Normal
Bir Anomali", "Aşiyan'daki Kahin,Tevfik Fikret'in Melankolik
Dünyası", gibi kitaplarının yanısıra, edebiyat üzerine yaptığı
incelemelerle de bilinen Serol Teber, melankolinin yazarı
olarak anılıyordu. Teber'i; vefatı sonrası yayınlanan
yazılarda eserleri arasında göremediğim, 'Mehmet,Nuri ve Reşat
Beyler' isimli kitabını okuyarak tanıma fırsatını bulmuştum.
Paris komününe katılan ve Yeni Osmanlılar cemiyetine mensup,
üç Osmanlı gencinin anlatıldığı bir inceleme-araştırma
kitabıydı.
1865 yılının
Haziran ayında yaşları 17-25 arasında değişen bir grup genç,
(Mehmet, Nuri, Reşat, Ayetullah, Refik ve Namık Kemal beyler)
Osmanlı Devletini çöküntüden kurtaracak çareleri geliştirmek,
mutlakiyet rejimi yerine meşrutiyeti getirmek, bir meclis
oluşturmak ve bu meclis aracılığıyla reformların yapılmasını
sağlamak üzere, "Yeni Osmanlılar" adı altında gizli bir örgüt
oluşturur. İlk toplantısını "Belgrad Ormanlarında"
gerçekleştiren bu genç gruba, kısa bir süre sonra, Şinasi,
Ziya Bey (Paşa), Ali Suavi, Agah Efendi, Ebuzziya Tevfik gibi
isimlerde katılır.
Yeni Osmanlılar,
245 üyelik bir teşkilat haline geldikten kısa bir süre sonra,
içlerinden birinin saraya ihbarı sonucunda çoğu tutuklanır ve
örgüt dağılır. Mehmet,Nuri ve Reşat Beyler, Paris'e zorunlu
sürgüne gitmek zorunda kalırlar.
PARİS KOMÜNÜ ve ÜÇ
YENİ OSMANLI
22-24 yaşlarındaki
üç devrimci 'Yeni Osmanlı', 1870-72 yıllarında, önce Prusya
ordusunun saldırısına karşı Paris savunmasına katılmış,
sonrasında da Paris komünü süresince Paris'ten ayrılmayıp,
komüncülerle birlikte gönüllü savaşmışlardır. Cephede
birbirlerinden hiç ayrılmayan, bu üç arkadaşa Fransızlar, 'Üç
Türkler' adını takmıştı.
Gençlerimizin
giysileri tuhaftı, üzerlerinde Fransız askeri elbiseleri fakat
başlarında püsküllü fesleri takılıydı. Bu ilginç
kıyafetleriyle diğer gönüllülerden ayrılıyorlardı. Çok değerli
hizmetleri nedeniyle onların adı, 'şevkatin' karşılığı olarak
anılıyordu.
Devrimci bu üç Yeni
Osmanlı genci hakkında çok fazla yazılı eser maalesef yok.
Gençlerimiz hakkında, ilk ayrıntılı bilgiyi, örgütün en genç
üyesi Ebuzziya Tevfik'e borçluyuz. Gazeteci, Ebuzziya Tevfik,
1909 yılında Tasfir-i Efkar gazetesinde, Yeni Osmanlı
Hareketine ilişkin anılarını yayınlarken, Mehmet, Reşat ve
Nuri beylerden bahsetmiştir.
Yıllar sonra, 1986
yılında Serol Teber, "Mehmet, Nuri ve Reşat Beyler" isimli
kitabı yayınlamıştır. Teber, 3 genç üzerine yaptığı inceleme
için Ebuzziya Tevfik'in anılarıyla yetinmemiş, çok farklı
kaynaklarda araştırmasını yoğunlaştırmış, kitabında da bu
değerli tespitleri bize aktarma olanağı bulmuştur.
Yazımıza, Teber'den
bir alıntıyla devam edelim; ". . resmi-gelenekselleşmiş tarih
anlayışları ve bunları zorla benimsetme uğraşları, pratik
yaşamın karşısında tam bir yetmezliğe girmiş; kesin bir
iflasla sonuçlanmıştır. . bu koşullar altında, Türkiye insanı,
bir anlamda ardını dayayacak bir tarihten de yoksun kalmıştır.
Gerçekte bugün, düşünen Türkiye insanlarının ortak bir tarihi
yoktur. . . övünmeyi-şişinmeyi bir yana atıp, tarihimizdeki
olay ve kişilere, maddeci tarih yönteminin büyüteci altında
hep birlikte sahip çıkmak; tartışmak ve de yepyeni bir Türkiye
tarihinin yazılmasına, yine birlikte katkıda bulunmak,
önümüzdeki en ivedi görevlerden birini oluşturmaktadır. . "
Paris
komününe katılan Mehmet,Nuri ve Reşat'ın öyküleri ile
Deniz,Yusuf,Hüseyin ve niceleri arasında hep paralellikler
kurmuşumdur, nice senaryolar zihnimde dolaştırmışımdır. Üç
genci öğrenmemi sağlayan Serol Teber'i saygıyla
anıyorum. |