|
Önümüzdeki
dönemde Pampa ülkelerinin işi zor.Pampa ülkeleri, yüksek iç ve dış
borçlara sahipler.İç mali sistemleri sorunlu, güçsüz ve arızalı
bankacılık sistemleri var.Bu özelliklere sahip olan ülkelere, ‘Pampa
ülkeleri’ deniliyor.Arjantin, Brezilya, Meksika gibi ortak iktisadi
sorunlara sahip, gelişmekte olan Latin Amerika ülkeleri için, bu
ad kullanılıyor.Bu ülkelerin bir diğer özelliği de, geniş tarım
alanlarına sahip olmaları.Zaten, Pampa da, verimli düzlükler anlamına
geliyor.Pampa ülkeleri, son 15 yılda, birkaç kez iktisadi kriz içine
girdiler.Amerika kıtasında yer almamasına karşın, Türkiye’yi de,
yukarıda saydığımız ortak hassasiyetler nedeniyle, Pampa ülkesi
sayabiliriz.
Pampa ülkelerinin, uluslararası finansal
piyasalardan kaynak temin etmesi ve erişimi oldukça sınırlı.Bu ülkelerin,
kendi para birimleri ile bu piyasalardan borçlanmaları da, mümkün
değil. Makro ekonomik dengeleri düzgün olsun olmasın, bu ülkeler,
uluslararası piyasalardan, dünyada geçerli faiz oranından
daha yüksek bir faiz ödemek
suretiyle borçlanmak durumundalar.Ekonomisi sağlam bir zeminde olmayanlar
ise çok daha yüksek bir faizle borçlanıyorlar.
SON İKİ YIL İYİYDİ
Dolayısıyla,
Pampa ülkeleri, kriz risklerini kendi kendine yaratan bir pozisyonda
oluyorlar.Böylesine bir oyunda döviz kuru politikaları çok önem
kazanıyor.Pampa ülkeleri, uluslararası piyasalardan borçlanabildikleri
zamanlarda, ekonomilerini büyütme olanağına sahip oluyorlar, bu
piyasalar ekmek vermediği zamanlarda ise nal topluyorlar.Son 2 yıl,
Pampa ülkeleri için oldukça iyi geçti.Gelişmiş ülke faizleri düşük
seyrediyordu, bu nedenle piyasalara erişebildiler.Ekonomilerinin
açıklarını kapayabilecekleri, borçlarını döndürebilecekleri kaynağı
temin edebildiler.Böylesine geçen yıllar, Hükümetlerin ve Merkez
Bankalarının mutlu olduğu,
kardeş kardeş geçindiği dönemler oluyor, ancak bu saadet genellikle
kısa sürüyor. Bir elinizde, saadet dönemi boyunca kurların etkisiyle
sağladığınız düşük enflasyon,
buna bağlı olarak düşen faizler, faiz dışı fazlalarınız, diğer elinizde,
artan dış açıklar, değerlenmiş yerli para, yüksek iç ve dış borçlar.Bir
süre sonra Alan Greenspan hazretlerinin ağzına bakmaya başlıyorsunuz.Gelişmiş
ülke faizlerinde yukarıya doğru bir gelişme sinyal aldığınızda panik
ataklar başlıyor.Sinyal gerçeğe dönüştüğünde de çok fazla bir müdahale
şansınız kalmıyor,panik ataklar yerini depresyona bırakıyor ve soluğu
hastahanede alıyorsunuz. Aynı hastahane,
aynı doktorlar ve başarısız tedavi uygulamaları, gittikçe uzayan
yoğun bakım süreleri. 6 ay öncesine kadar, IMF Baş iktisatçısı olan
Rogoff, geçtiğimiz günlerde,uyarmıştı
‘bu sefer de farklı değil’ demişti.Geçen süre içinde, ne Pampa ülkelerinde
kalıcı iyileşmeler sağlandı, nede uluslararası finansal düzende radikal değişiklikler oldu.Rogoff , ‘hey pampalar, vakti geliyor, akşamdan sabaha kriz
doğurabilirsiniz’ demek istiyordu.Geçtiğimiz hafta da Stiglitz
benzer değerlendirmelerde bulundu.
STİGLİTZ UYARMIŞTI
Ekim
1998’de Stiglitz ilk kez Türkiye’ye gelmişti.Dünya
Bankası Başkan Yardımcılığı ve Baş Ekonomistliği görevini
sürdürüyordu.Kendisiyle, 19 yıldır yayınlamakta olduğum, İktisat-İşletme ve
Finans Dergisi ve NTV için bir söyleşi yapmıştım.Henüz, Arjantin’de ve
Türkiye’de kriz yoktu.Asya ve Rusya krizlerinin tartışıldığı bir dönemdi.Bazı
aklı evvel Türk büyüklerinin bu
krizlerin Türkiye’ye yarayacağını söyledikleri zamandı! Stiglitz, 2000 yılının başında Dünya Bankasından ayrıldı,
2001 yılında Nobel ekonomi ödülüne iki meslektaşıyla birlikte layık görüldü.O
gün, yaptığımız söyleşide, derin iktisadi krizlerin yaşanmaması için yapılması
gerekenler üzerine konuşmuştuk.Önemli pek çok
hususa vurgu yapmıştı:‘oyunun kurallarının değiştirilmesine ihtiyaç
olduğunu düşünüyorum’ demişti.Atılması gereken ilk önemli adımın da,‘ülkeler
arası sermaye akışını stabilize etmek’olduğunu
söylemişti.Sürekli bir şekilde, içeri-dışarı hareket eden sermayenin, ekonomik
gelişmeye katkı yapmayacağını ifade etmişti.Finans piyasalarının reel sektörle olan bağlantıları üzerine durulmadığına
dikkat çekmişti.Bunları 6 yıl önce söyledi.Dünya Bankasından ayrıldıktan sonra,
cari finansal sisteme getirdiği eleştirilerle dünyayı
sarstı.Geçen bu sürede Pampalar, yine kriz yaşadı.Ancak oyunun kuralları hala
değişmedi!
|