» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

  İNTERNET BASKISI  27 Aralık 2004 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Magazin
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

423. Hafta
  6 12 16  
  20 35 40  

423. Hafta
  12 13 22  
  28 30 4  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
BİRGÜN: Bataklıkta bir gül 26/12/04
Batan banka faturasının milli gelirin yüzde 35'ine ulaştığı bir ülkede yaşıyoruz. Bu maliyetin bedelini, faturayı yaratan hortumcular, bankaları yönetenler, yüksek reel faizlerle vergi ödemeden servetlerini büyütenler değil, tüm toplumsal kesimler ödüyor. 2000 yılından itibaren ortaya çıkan banka maliyeti, iç borçlarımıza eklendi ve borçlarımız inanılmaz seviyede arttı. En büyük sorun borçlar.
Türkiye'de son 15 yılda hızla artan borçlarla birlikte, vahşi bir medyalaşma dönemi de yaşandı. Bankalaşma ve medyalaşma birlikte ilerledi. Banka sahibi olanlar ve yeni banka kuranlar, bir süre sonra gazete, radyo ve televizyon sahibi olmaya başladılar. Medya bir silahtı ve bu silahlanma yarışı iğrenç bir şekilde sürdü. Finansal sermaye ile medya sermayesi içiçe geçmişti. TMSF Başkanının geçen gün söylediğine göre Türkiye, kredi kartı verilmeyecek kadar itimat duyulmayanların, banka ve medya sahibi olduğu bir ülke olmuştu.
Geçen 15 yılda iç ve dış borçların hızla arttığı, bankaların ana faaliyetinin devlete borç veren kurumlar olarak algılandığı, reel faizler için banka kurulduğu bir ülke haline geldik. Bu bankalar mevduat topladılar, bu mevduatları yüksek faizli devlet iç borçlanma kağıtlarına yatırdılar. Mevduatlar zaman içinde yüzde yüz devlet garantisi içine alındı.
Banka-medya sahipleri, siyasi iktidarlarla ve devlet iktidarıyla çıkar ilişkisinde harman oldular. Türkiye, geçen 15 yılın çoğunluğunu 2-3 partili koalisyonlarla geçirdi. Koalisyon dönemleri medyanın ve bürokrasinin siyaset üzerinde egemenliğinin daha da arttığı dönemlerdir.
Medya sahipleri siyasi iktidarlara "biz size her türlü desteği veririz, propagandanızı yaparız, sizde bizim batık bankalarımızı ve hortumlarımızı görmezden gelirsiniz, özelleştirmelerden ihaleler verirsiniz" dediler.

DÖRDÜNCÜ KUVVETİN ÖLÜMÜ
Al gülüm ver gülüm süreci böyle devam etti, batık olduğu bilinen banka ve medya sahiplerinin korunduğu, hatta desteklendiği, yolsuzluk ve rüşvetin her türlüsünün yapıldığı bir ülke haline geldik. Batan banka sahipleri Cumhurbaşkanlarının aile fotoraflarında yer alıyordu. Sadece 9. Cumhurbaşkanının aile fotorafında 3 batık banka sahibi bulunuyordu.
Banka sahiplerinin pek çoğu topladıkları kaynakları kendi şirketlerine peşkeş çektiler, bankalarını hileli bir şekilde yönettiler. Devlet ve siyaset bunu bilmesine rağmen görmezden geldi. Banka sahipleri de, sahip oldukları medya silahlarıyla bu hırsızlığın üstünü örtmeye çalıştılar. Bu süreç, gazeteciyi ve gazeteciliği öldürdü. Gazetecilik ahlaksız ve güvenilmeyen bir meslek olarak algılanmaya başladı. Basın: "dördüncü kuvvet" artık ölmüştü.
Türkiye'de 2000-2001 yıllarında yaşanan krizde ve sonrasında banka sektörünün üçte birlik kısmı battı. Batan bankalar ve sahibi oldukları medyalar banka hastanesi yada morgu diyebileceğimiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına alındı. Yetkililerin TBMM'ne verdikleri bilgilere göre, kamu ve özel bankalarının maliyeti, - İmar hariç- 77 milyar dolara ulaşmış durumdadır. TMSF Başkanı bu batağın en fazla yüzde 2'sinin, batan banka sahiplerinden, tahsil edilebileceğini söylemektedir.
İşte BİRGÜN bu bataklığın ortasında doğdu. Sahibinin banka, enerji ve telekom şirketi sahibi olmadığı bağımsız bir gazete, başarıyla yayınlandı. Gazetenin tekniği ile içeriğiyle ilgili pek çok eleştiri getirmemiz mümkündür. Ancak son yıllarda örnekleri parmakla sayılan bağımsız medyalar içinde, belki de en zahmetlisi gazete çıkartmaktı. BİRGÜN bunu başardı. Kooperatif bir sahiplikle gazete çıkartılabileceğini gösterdi.
BİRGÜN bataklık kurutan bir gazete. BİRGÜN bataklıkta BİRGÜL. BİRGÜN'e ihtiyacın hızla artacağı bir döneme girerken, BİRGÜN'ün çığlığını duymak ve destek vermek zorundayız.
««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Gökkafes kurulları   / 12 Aralık 2004
»»» Borçlara dokunmayın efendiler!   / 5 Aralık 2004
»»» Borçlarımız...   / 28 Kasım 2004
»»» Serol Teber'in ardından...   / 21 Kasım 2004
»»» Entellektüel kriz çıkartır   / 14 Kasım 2004
»»» Düşük enflasyon ve kayıt dışılık   / 31 Ekim 2004
»»» Tartışma yok, başka yol da yok değil   / 25 Ekim 2004
»»» Dalgalı kur ve düşük belli enflasyon   / 17 Ekim 2004
»»» AB ve eskiyen toplumsal kontratlar   / 10 Ekim 2004
»»» Bahçelievler katliamı   / 3 Ekim 2004
»»» Balık gölüne göre büyür   / 19 Eylül 2004
»»» Neo-liberal küreselleşmenin ikramiyeleri   / 12 Eylül 2004
»»» Finansal zinalar ve AKP'nin kıblesi   / 5 Eylül 2004
»»» Hükümet özür dilemelidir   / 22 Ağustos 2004
»»» İlaca dayalı sağlık harcamaları   / 15 Ağustos 2004
»»» Arşiv

 YAZARLAR
» Adnan Bostancıoğlu
» Ahmet Çakmak
»» Ali Bilge  
» Aslı Erdoğan
» Atilla Özsever
» Atilla Aydoğdu
» Ayça Atikoğlu
» Ayda Özlü Çevik
» Aydan Çelik - POTKAL
» Aydın Engin - TIRMIK
» Ayla Yılmaz
» Aziz Konukman
» Barış Çağan Baydar
» Baskın Oran
» Bayram Başaran
» Bülend Karpat
» Bülent Forta
» Can Gazalcı
» Cemali Özkan
» Cevdet Eken
» Cihan Oskay
» Cüneyt Cebenoyan
» Cüneyt Akman
»» Derman Abi  
» Devin Çeşmecioğlu
» Erbil Tuşalp
» Ercan Karakaş
» Erinç Yeldan
» Ertuğrul Yalçınbayır
» Fatih Türker
» Ferhat Aktan
» Fikri Sağlar
»» Göksel Bozkurt  
» Güldal Kızıldemir
» Haluk Geray
» Hayri Kozanoğlu
» Hrant Dink
» Hürser Tekinoktay
» Kadir Cangızbay
» Kemal Kılıçdaroğlu
» Kıvanç Koçak
» L.Doğan Tılıç
» Mebuse Tekay
» Mehmet Metiner
»» Melih Pekdemir  
» Mert Özmen
» Mete Çubukçu
»» Metin Özuğurlu  
» Metin Yeğin
»» Muammer Bayburtluoğlu  
» Muhsin Kızılkaya
» Murat Arın
» Musa Eroğlu
»» Mustafa Demirkanlı  
» Müge Sökmen
» Müge İplikçi
» Necdet Saraç
» Necip Süleyman Doğulu
» Nesrin Sungur
» Noam Chomsky
» Oğuz Oyan
» Oğuzhan Müftüoğlu
» Ömer Madra
» Pati Değinmeleri
»» Reha Mağden  
» Rıdvan Akar
» Sami Evren
» Saruhan Oluç
» Sedat Bozkurt
»» Selçuk Candansayar  
» Sezai Temelli
» Tan Morgül
» Tanıl Bora
» Tuna Kiremitçi
» Ufuk Uras
» Uğur Bekdemir
» Yalçın Ergündoğan
» Yaşar Seyman - ASMİN
» Yavuz Önen
» Yavuz Bingöl
» Yılmaz Odabaşı

  Google Arama
   birgun.net www