» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

  İNTERNET BASKISI  15 Ocak 2005 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Magazin
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

426. Hafta
  2 18 21  
  32 37 48  

426. Hafta
  2 13 14  
  18 33 5  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
Gülücü... 09/01/05
Bilim adamlarının 1959 yılında yaptıkları bir araştırmaya göre yetişkinler, günde tam 18 dakika gülüyormuş, 2004'de bu süre 6 dakikaya düşmüş. Uzmanlar durumu, ' o dönemlerde gülünecek olaylar daha fazlaydı' diye açıklamaya çalışıyorlar. Bilim adamları gülmenin gittikçe azalmasını depresyona bağlıyorlar. Eskiye oranla günümüzde depresyon 3 kat daha fazla görülüyormuş. Artık daha az gülüyoruz.
Irak'ta, Afganistan'da ABD'nin, Filistin'de İsrail'in uyguladığı işgal ve terörün ulaştığı boyut, vahşi küreselleşmenin gelişmekte olan ve yoksul ülkelerde yarattığı eşitsizlik, yoksulluk, açlık, içinden çıkılamayan devasa borçlar ve krizler, bozulan ekolojik denge ve hızla yaşanamaz hale getirilen, kirlenen bir 'dünya hali' ile karşı karşıyayız. Gittikçe uçurumun kenarına gelen dünyamız, geçen yılın son günlerinde Güney Asya'da çok büyük bir deprem ve tusunami felaketi yaşadı. Şu ana kadar 160 bini aşkın insanın öldüğü bildiriliyor. Felaket, milyonlarca insanı barınmasız, korunmasız, açlık ve hastalık içinde yaşamaya mahkum etmiş bulunuyor.
Bölge ülkelerinde tusunamiyi haber veren erken uyarı sistemlerinin olmamasının, felaketin boyutlarını inanılmaz bir şekilde artırdığı ortaya konuyor.Uyarı ve uydu sistemlerine sahip gelişmiş ülkelerin, bölge ülkelerini uyarmaması da , nasıl bir insanlık ve uygarlık sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. 'Bu durum' , felaketten daha da vahim, bir barbarlık ve insanlık suçu.
Kurulum maliyeti 100-150 milyon dolar olduğu ifade edilen erken uyarı sistemleriyle, yüz binlerce insanın hayatının kurtulabileceği basit bir şekilde açıklanıyor. Çoğunluğu, dünya nüfusunun yarısını oluşturan , günlük geliri 2 dolardan az olan yoksul kesimlerden, hastalık , açlık gibi nedenlerle , yüz binlerce kişinin ölüm tehditi altında olduğu ileri sürülüyor.Tüm bu yaşanlara karşın, 'her şeye kadir piyasalar' etkilenmiyor. Ne de olsa, ölenlerin çoğu, yoksul az ve kalitesiz tüketen, doğru dürüst 'pazar bile' olmayanlar.

'ALO' DEMİYENLER KAÇ KİŞİ?
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, henüz dünya nüfusunun yarısına yakını yoksulluk sınırında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu koşullar altında yaşayan bir yoksulun, ünlü Fransız futbolcu Zidanne'nin ( kendisi felaket bölgesinde tatildeyken kurtulmuştur) bir günde kazandığı parayı kazanabilmesi için 90 yıl çalışması gerekiyor. Dünya GSMH'nın yüzde 25'ni, 200 büyük şirket yapıyor. 4 büyük çok uluslu şirket, tüm Afrika kıtasının ürettiği gelirden daha fazla üretim gerçekleştiriyor. Dünya nüfusunun yüzde 15'i teknolojik yenilikleri sağlıyor, dünya nüfusunun yarısı da, bu teknolojileri üretim ve tüketim için kullanabiliyor. Dünya nüfusunun 1/3'ünün, ne evinde, ne de işinde teknolojiyle hiçbir ilişkisi olmuyor.
2 milyara yakın dünyalı henüz telefon ahizesini kaldırıp, bir 'alo' dememiş. Ancak buna karşın 1 milyar insan da, internette sörf yapabiliyor.
Eşitsizliğin ve adaletsizliğin bu derece keskinleştiği bir dünyada yaşıyoruz. Sonuç gülme- gülümseme sayacına yansıyor, 45 yılda insanlığın gülüşü, gülümseyişi azalıyor, günde 6 dakikaya iniyor. Gülemiyoruz, gülümseyemiyoruz...
Yeni bir bilimdalı olan gelotoloji, gülmenin insan sağlığına olumlu etkisini inceliyor. Gülmenin etkisinin ve gücünün insanlık tarihinin en eski zamanlarından beri toplumsal öneme sahip bir olgu olduğunu söylüyor.
Alman yazar Heinrich Böll, "Gülücü" adlı öyküsünde, gülüşünü satan bir adamın öyküsünü anlatıyor. Bu adam "Gerekirse yüzyıllar boyunca, her sınıf her kesim için gülerim" diyor, "Afrika gülüşü, beyaz, kırmızı, sarı gülüşlerle gülerim..."
««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Gülücü...   / 9 Ocak 2005
»»» BİRGÜN: Bataklıkta bir gül   / 26 Aralık 2004
»»» Gökkafes kurulları   / 12 Aralık 2004
»»» Borçlara dokunmayın efendiler!   / 5 Aralık 2004
»»» Borçlarımız...   / 28 Kasım 2004
»»» Serol Teber'in ardından...   / 21 Kasım 2004
»»» Entellektüel kriz çıkartır   / 14 Kasım 2004
»»» Düşük enflasyon ve kayıt dışılık   / 31 Ekim 2004
»»» Tartışma yok, başka yol da yok değil   / 25 Ekim 2004
»»» Dalgalı kur ve düşük belli enflasyon   / 17 Ekim 2004
»»» AB ve eskiyen toplumsal kontratlar   / 10 Ekim 2004
»»» Bahçelievler katliamı   / 3 Ekim 2004
»»» Balık gölüne göre büyür   / 19 Eylül 2004
»»» Neo-liberal küreselleşmenin ikramiyeleri   / 12 Eylül 2004
»»» Finansal zinalar ve AKP'nin kıblesi   / 5 Eylül 2004
»»» Arşiv

 YAZARLAR
»» Adnan Bostancıoğlu  
»» Ahmet Çakmak  
» Ali Bilge
» Aslı Erdoğan
» Atilla Özsever
» Atilla Aydoğdu
» Ayça Atikoğlu
» Ayda Özlü Çevik
» Aydan Çelik - POTKAL
» Aydın Engin - TIRMIK
» Ayla Yılmaz
» Aziz Konukman
» Barış Çağan Baydar
» Baskın Oran
» Bayram Başaran
» Bülend Karpat
» Bülent Forta
»» Can Gazalcı  
» Cemali Özkan
»» Cevdet Eken  
» Cihan Oskay
» Cüneyt Cebenoyan
»» Cüneyt Akman  
» Derman Abi
» Devin Çeşmecioğlu
» Erbil Tuşalp
» Ercan Karakaş
» Erinç Yeldan
» Ertuğrul Yalçınbayır
» Fatih Türker
» Ferhat Aktan
» Fikri Sağlar
» Göksel Bozkurt
» Güldal Kızıldemir
» Haluk Geray
» Hayri Kozanoğlu
» Hrant Dink
» Hürser Tekinoktay
» Kadir Cangızbay
» Kemal Kılıçdaroğlu
»» Kıvanç Koçak  
» L.Doğan Tılıç
» Mebuse Tekay
» Mehmet Metiner
» Melih Pekdemir
» Mert Özmen
»» Mete Çubukçu  
» Metin Özuğurlu
»» Metin Yeğin  
» Muammer Bayburtluoğlu
»» Muhsin Kızılkaya  
» Murat Arın
» Musa Eroğlu
» Mustafa Demirkanlı
» Müge Sökmen
»