» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

  İNTERNET BASKISI  27 Ocak 2005 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

428. Hafta
  5 33 35  
  38 39 45  

428. Hafta
  8 18 22  
  24 29 14  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
Trabzon cinayetlerinin hatırlattıkları 18/01/05

Geçtiğimiz günlerde Trabzon’da işlenen cinayetler, yıllar önce aynı şehirde işlenen bir siyasi cinayeti hatırlattı. 8 Aralık 1978 günü KTÜ öğretim üyesi Doç Dr. Necdet Bulut öldürülmüştü. 0 yıllar, seri siyasi cinayetlerin işlendiği yıllardı. Hafızamızın derinliklerinde bıraktığımız, 1970’li yıllarda yaşanan kanlı şiddeti ve terörü unuttuğumuzun farkında mıyız?

1976-83 yıllarında, 5635 kişinin terör ve şiddete can verdiğini ne çabuk unuttuk. 1976’da 109, 1977’de 319 kişinin öldürüldüğünü, 1978’de 1200, 1979’da 1500, 1980’de 2000 kişinin can verdiğini, doğru dürüst hatırlayanımız kaç kişi? Yaşanan acı olayları kolay unutuyoruz, içinde yaşayanlar bile unutuyor.

Trabzon cinayetlerinin hatırlattığı Necdet Bulut, Türkiye’de Bilgisayar bilimleri alanında ilk doktorayı yapan kişiydi. Bilim tarihi; Necdet Bulut’un, M. H. Halstead'le birlikte, ‘Yazılım Fiziği’ üzerine yaptıkları çalışmaların, bilim dünyasındaki ilk çalışma olduğunu yazmaktadır.

1969’ da ODTÜ’de çalışmaya başlayan Necdet Bulut, 1974’de ODTÜ bilgisayar merkezinin yöneticisi oldu. Merkezi başarıyla yönetti,sevildi sayıldı. Bulut, Temmuz 1978’de , ODTÜ’den izinli olarak, KTÜ Elektronik Hesap Merkezini kurmak üzere, merkezin yönetmenliğini üstlendi. 5 ay gibi kısa bir sürede merkezin kuruluş çalışmalarını bitirdi. Arkadaşları; merkezin kuruluşuna ilişkin olarak, “yoktan var etti'' diyorlar. Necdet Bulut, merkezin bilgisayarları yoldayken, sistem devreye giremeden, ülkücü faşist çetelerce öldürüldü. Necdet Bulut öldürüldüğünde 40 yaşındaydı. Çoğumuzun bugünkü yaşından daha gençti.
Sosyalist bilim adamı Bulut’un ölümünden kısa bir süre sonra, ODTÜ’de üçlü anfi olarak bilinen binaya, üniversite yönetimince, “Dr. Necdet Bulut Anfisi'' adı verildi.

NECDET BULUT’UN İSMİNİ KİMLER SİLDİ?

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, KTÜ’deki merkezden ve ODTÜ’deki üçlü anfiden Necdet Bulut adı silindi. Üçlü anfideki mermer levha, dönemin rektörü Mehmet Gönlübol tarafından, hiçbir karara dayanmaksızın söktürüldü. 12 Eylülcüler ve üniversitelerdeki yandaşları, sola karşı her türlü intikam yarışı içinde oldular. Sol demokratik güçlere karşı ellerinden geleni ardına koymadılar.

Son günlerde ODTÜ öğretim üyeleri ile Rektörlük arasında ciddi bir tartışma sürmektedir.Tartışma, üçlü anfiden ismi silinen Necdet Bulut’un isminin tekrar konulması üzerinedir. Üniversite yönetimi, 1992 yılında çıkarılan,'' anılmalarla ilgili yönetmeliğine'' göre, bu isteğe karşı durmakta ve talebi yerine getirmemektedir. Tartışma gittikçe derinleşmekte ciddi analizler yapılmaktadır.

12 EYLÜL YARGILANMALI

Durumun basit bir yönetmelik- prosedür meselesi olmadığı ortadır. Necdet Bulut’un isminin iade edilmesi talebi, aslında , 12 Eylül hukukunun ve anlayışının devam edip etmediğinin bir şekilde sorgulanmasıdır.

12 Eylül’ün 25. yılı doluyor. 25 yıldır, bu darbenin anayasası ve dayandığı yasalarla yönetilmekteyiz. 12 Eylülcülerin hala dokunulmazlıkları bulunmaktadır, yargılanamazlar, mal varlıkları sorgulanamaz. Şili’de Pinochet yargılanır, mal varlığı sorgulanır ,Türkiye’de darbeciler, “ asmasak ta, beslese miydik'' diye dolaşırlar.

Son 2 yılda çok önemli demokratikleşme adımları attık , 3 Ekim 2005 ‘te AB ile müzakerelere başlayacağız. Ancak nasıl başlayacağız ? Sırtımızdaki 12 Eylül anayasası ile mi? Yargılanmayan bir 12 Eylül düzeni ile mi?

25. yılında, 12 Eylül’den tepeden tırnağa arınmalıyız. Elbette asmayalım, ancak yargılayalım,hesap soralım,sorgulayalım ve unutmayalım. Necdet Bulut’ uda, tüm yitirdiklerimizi de unutmayalım. ODTÜ öğretim üyelerini, Necdet Bulut’un isminin ‘ üçlü anfiye ‘iadesine ilişkin başlattıkları tartışmada da, yalnız bırakmayalım.

««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Ülke borçları ve Arjantin   / 24 Ocak 2005
»»» Trabzon cinayetlerinin hatırlattıkları   / 18 Ocak 2005
»»» Gülücü...   / 9 Ocak 2005
»»» BİRGÜN: Bataklıkta bir gül   / 26 Aralık 2004
»»» Gökkafes kurulları   / 12 Aralık 2004
»»» Borçlara dokunmayın efendiler!   / 5 Aralık 2004
»»» Borçlarımız...   / 28 Kasım 2004
»»» Serol Teber'in ardından...   / 21 Kasım 2004
»»» Entellektüel kriz çıkartır   / 14 Kasım 2004
»»» Düşük enflasyon ve kayıt dışılık   / 31 Ekim 2004
»»» Tartışma yok, başka yol da yok değil   / 25 Ekim 2004
»»» Dalgalı kur ve düşük belli enflasyon   / 17 Ekim 2004
»»» AB ve eskiyen toplumsal kontratlar   / 10 Ekim 2004
»»» Bahçelievler katliamı   / 3 Ekim 2004
»»» Balık gölüne göre büyür   / 19 Eylül 2004
»»» Arşiv

 YAZARLAR
» Adnan Bostancıoğlu
» Ahmet Çakmak
» Ali Bilge
»