|
|
.gif) |
 |
.gif) |
Günün
Köşe Yazıları
 |
Ali Bilge |
|
|
|
| Trabzon
cinayetlerinin hatırlattıkları |
18/01/05 |
Geçtiğimiz günlerde Trabzon’da işlenen cinayetler,
yıllar önce aynı şehirde işlenen bir siyasi cinayeti
hatırlattı. 8 Aralık 1978 günü KTÜ öğretim üyesi Doç Dr.
Necdet Bulut öldürülmüştü. 0 yıllar, seri siyasi cinayetlerin
işlendiği yıllardı. Hafızamızın derinliklerinde bıraktığımız,
1970’li yıllarda yaşanan kanlı şiddeti ve terörü unuttuğumuzun
farkında mıyız?
1976-83 yıllarında, 5635 kişinin terör ve şiddete can
verdiğini ne çabuk unuttuk. 1976’da 109, 1977’de 319 kişinin
öldürüldüğünü, 1978’de 1200, 1979’da 1500, 1980’de 2000
kişinin can verdiğini, doğru dürüst hatırlayanımız kaç kişi?
Yaşanan acı olayları kolay unutuyoruz, içinde yaşayanlar bile
unutuyor.
Trabzon cinayetlerinin hatırlattığı Necdet Bulut,
Türkiye’de Bilgisayar bilimleri alanında ilk doktorayı yapan
kişiydi. Bilim tarihi; Necdet Bulut’un, M. H. Halstead'le
birlikte, ‘Yazılım Fiziği’ üzerine yaptıkları çalışmaların,
bilim dünyasındaki ilk çalışma olduğunu yazmaktadır.
1969’ da ODTÜ’de çalışmaya başlayan Necdet Bulut,
1974’de ODTÜ bilgisayar merkezinin yöneticisi oldu. Merkezi
başarıyla yönetti,sevildi sayıldı. Bulut, Temmuz 1978’de ,
ODTÜ’den izinli olarak, KTÜ Elektronik Hesap Merkezini kurmak
üzere, merkezin yönetmenliğini üstlendi. 5 ay gibi kısa bir
sürede merkezin kuruluş çalışmalarını bitirdi. Arkadaşları;
merkezin kuruluşuna ilişkin olarak, “yoktan var etti''
diyorlar. Necdet Bulut, merkezin bilgisayarları yoldayken,
sistem devreye giremeden, ülkücü faşist çetelerce öldürüldü.
Necdet Bulut öldürüldüğünde 40 yaşındaydı. Çoğumuzun bugünkü
yaşından daha gençti. Sosyalist bilim adamı Bulut’un
ölümünden kısa bir süre sonra, ODTÜ’de üçlü anfi olarak
bilinen binaya, üniversite yönetimince, “Dr. Necdet Bulut
Anfisi'' adı verildi.
NECDET BULUT’UN İSMİNİ KİMLER SİLDİ?
12 Eylül
1980 askeri darbesi sonrasında, KTÜ’deki merkezden ve
ODTÜ’deki üçlü anfiden Necdet Bulut adı silindi. Üçlü anfideki
mermer levha, dönemin rektörü Mehmet Gönlübol tarafından,
hiçbir karara dayanmaksızın söktürüldü. 12 Eylülcüler ve
üniversitelerdeki yandaşları, sola karşı her türlü intikam
yarışı içinde oldular. Sol demokratik güçlere karşı ellerinden
geleni ardına koymadılar.
Son günlerde ODTÜ öğretim üyeleri ile Rektörlük
arasında ciddi bir tartışma sürmektedir.Tartışma, üçlü anfiden
ismi silinen Necdet Bulut’un isminin tekrar konulması
üzerinedir. Üniversite yönetimi, 1992 yılında çıkarılan,''
anılmalarla ilgili yönetmeliğine'' göre, bu isteğe karşı
durmakta ve talebi yerine getirmemektedir. Tartışma gittikçe
derinleşmekte ciddi analizler yapılmaktadır.
12 EYLÜL YARGILANMALI
Durumun basit bir yönetmelik- prosedür meselesi
olmadığı ortadır. Necdet Bulut’un isminin iade edilmesi
talebi, aslında , 12 Eylül hukukunun ve anlayışının devam edip
etmediğinin bir şekilde sorgulanmasıdır.
12 Eylül’ün 25. yılı doluyor. 25 yıldır, bu darbenin
anayasası ve dayandığı yasalarla yönetilmekteyiz. 12
Eylülcülerin hala dokunulmazlıkları bulunmaktadır,
yargılanamazlar, mal varlıkları sorgulanamaz. Şili’de Pinochet
yargılanır, mal varlığı sorgulanır ,Türkiye’de darbeciler, “
asmasak ta, beslese miydik'' diye dolaşırlar.
Son 2 yılda çok önemli demokratikleşme adımları attık ,
3 Ekim 2005 ‘te AB ile müzakerelere başlayacağız. Ancak nasıl
başlayacağız ? Sırtımızdaki 12 Eylül anayasası ile mi?
Yargılanmayan bir 12 Eylül düzeni ile mi?
25. yılında, 12 Eylül’den tepeden tırnağa arınmalıyız.
Elbette asmayalım, ancak yargılayalım,hesap
soralım,sorgulayalım ve unutmayalım. Necdet Bulut’ uda, tüm
yitirdiklerimizi de unutmayalım. ODTÜ öğretim üyelerini,
Necdet Bulut’un isminin ‘ üçlü anfiye ‘iadesine ilişkin
başlattıkları tartışmada da, yalnız bırakmayalım.
|
| ««Geri
Dön | Başa
Dön |
 |
| |
.gif) |
 |
.gif) |
|