» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

  İNTERNET BASKISI  27 Ocak 2005 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

428. Hafta
  5 33 35  
  38 39 45  

428. Hafta
  8 18 22  
  24 29 14  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
Ülke borçları ve Arjantin 24/01/05
1980'lerden itibaren pek çok Latin Amerika Ülkesi iktisadi istikrara kavuşabilmek için çeşitli iktisadi programlar denediler. Ancak, tüm uygulanan programlara karşın bu ülkeler, yüksek borç sorunu ile boğuşmaya devam ediyorlar. LAÜ' lerinin, kalkınmalarının önünde yatan en temel sorun, yüksek borçları olmaktadır.
Yıllar boyunca, bu ülkelere, yaşadıkları mali istikrarsızlığın ve yüksek borç sorunun temel nedeni olarak, yüksek enflasyon gösterildi. Enflasyon düşürüldüğünde ve bütçede mali disiplin sağlandığında, yüksek borç ve faiz sorunun çözüleceği ifade edildi. Merkez bankalarının özerkleştirilmesi, kamu bütçesinde yüksek faiz dışı fazla ve parasal disiplin, bu önerilerin asal unsurlarıydı.
Bu önermeler doğrultusunda uygulanan programlar sonucunda pek çok LAÜ' sinde, fiyat istikrarı sağlandı, enflasyon tek haneli rakamlara indi. Ancak borç sorunu çözüme kavuşmadı.Dolayısıyla bu ülkeler, 'borç sürdürülebilirliği sorunsalı' yaşamaya mahkum olmuş durumdalar. Bu ülkeler, borç aldıkları iç ve dış piyasalara, borçlarının sürdürülebilirliğini kanıtlayamazlarsa, yaşadıkları kriz daha da ağırlaşmaktadır.
Bu ülkelere borçlarını sürdürebilmek için bütçelerinde yüksek faiz dışı fazlalar vermeleri önerilmektedir. Faiz dışı fazlalarla, borç verenler ikna edilmekte ve borç verenlere taahhüt edilen yüksek reel faiz de, yaratılan yüksek faiz dışı fazlalarla ödenmektedir. İçerde ve dışarıda hiçbir kişi ve kurum bu ülkelere, büyüme oranlarının altında bir faizle, borç vermemektedir.
Neo-liberal finansal düzende oyunun kuralı budur. "Ekonomini çalıştıracak borcu bulabilmen için, büyüme hızının üstünde bir faiz ödeyeceksin" Topladığın vergilerle ve yarattığın faiz dışı fazlalarla yüksek reel faizleri, yani 'temel günahı', ödeyeceksin.
GÜNAHLARIN ÖDENMESİ
Latin Amerika ülkesi olan Arjantin, Aralık 2001 yılında borç krizine girdiğinde, 100 milyar doları bulan borçlarını ödeyemeyeceğini ilan etti. Doğrusu; IMF'nin önerdiği şekilde programları uygulamayacağını ifade etti.Dış borçlarını yeniden yapılandırmak üzere bir dizi öneride bulundu.
Peki; borçlarını ödeyemeyen Arjantin, bu dönemi nasıl geçirdi. İktisadi büyüme arka arkaya 2 yıl % 8 oldu, ihracat ve iç tüketim arttı, peso istikrar kazandı, Çoğunluğu düşük ücretle ve yarım zamanlı da olsa; işsizlik %20 den 13'lere düştü. 2 milyondan fazla yeni iş yaratıldı, gelirler 1990 öncesi seviyelere çıkarak ciddi bir artış gösterdi. Yoksulluk çizgisinde yaşayanların sayısı, Ocak 2002 seviyesinden 10 puan daha azaldı. Arjantin'in döviz rezervleri 2004'ün Aralık ayında, 2002'nin 2 katı olarak gerçekleşti, 19,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yatırımları milli gelire oranı çöküş yılı olan 2002'deki % 10'lardan, 90'lardaki gibi %20'ye ulaşmış durumda.
Arjantin'de hiç kimse, ne başkan Krishner, ne Maliye bakanı Lavagna ülkelerinin borçlarını ödemeyeceğini söylüyor. Borçlarını makul bir plan içinde, IMF'nin ağır ve borç verenlerin lehine koşullarla değil, ortak bir çözümle ödemek istediklerini, borç verenle alanın ortak bir çözüm üretmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Temel günahın bedelinin hakça ödenmesi için çözüm üretmeye çalışıyorlar. IMF' yi borç veren yatırımcı kuruluşları, bu yola ikna etmeye çalışıyorlar.
Hükümet, IMF ve borç veren kuruluşlarla bağlarını kopartmaktan bahsetmiyor, sürekli yeni borç ödeme planları sunuyor. Borç geri ödemelerinin sağlıklı bir plan dahilinde yapılacağını, bunun da Arjantin ekonomisinin geleceğini garanti altına alacağına işaret ediyor. Sonuç olarak, Arjantin, IMF'nin önerdiği ödeme planı dışındaki alternatifleri zorluyor. Yeni ödeme programları ile borç sorununa çözüm bulmaya çalışıyor. Ekonomik performansı ile kötü tahminlere meydan okuyor. Durumu Maliye Bakanı Lavagna şu sözlerle özetliyor:
'Büyüyemeyen bir ülkeden kimse bir şey alamaz'
««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Ülke borçları ve Arjantin   / 24 Ocak 2005
»»» Trabzon cinayetlerinin hatırlattıkları   / 18 Ocak 2005
»»» Gülücü...   / 9 Ocak 2005
»»» BİRGÜN: Bataklıkta bir gül   / 26 Aralık 2004
»»» Gökkafes kurulları   / 12 Aralık 2004
»»» Borçlara dokunmayın efendiler!   / 5 Aralık 2004
»»» Borçlarımız...   / 28 Kasım 2004
»»» Serol Teber'in ardından...   / 21 Kasım 2004
»»» Entellektüel kriz çıkartır   / 14 Kasım 2004
»»» Düşük enflasyon ve kayıt dışılık   / 31 Ekim 2004
»»» Tartışma yok, başka yol da yok değil   / 25 Ekim 2004
»»» Dalgalı kur ve düşük belli enflasyon   / 17 Ekim 2004
»»» AB ve eskiyen toplumsal kontratlar   / 10 Ekim 2004
»»» Bahçelievler katliamı   / 3 Ekim 2004
»»» Balık gölüne göre büyür   / 19 Eylül 2004
»»» Arşiv

 YAZARLAR
» Adnan Bostancıoğlu
» Ahmet Çakmak
» Ali Bilge
» Asl