|
|
.gif) |
 |
.gif) |
Günün
Köşe Yazıları
 |
Ali Bilge |
|
|
|
| Dünya Sosyal
Forumu nedir? |
31/01/05 |
İki yıl önce, Brezilya'nın Porto Alegre kentinde
düzenlenen 3. Dünya Sosyal Forumuna (DSF) Türkiye'den katılan
bir avuç kişiden biriydim. Foruma dünyanın değişik
ülkelerinden gelen 100 bin kişi katılmıştı. BİRGÜN yazarı Tan
Morgül'le 100 bin kişinin toplandığı meydanda tanışmıştık.
Bugünlerde forumun 5incisi, yine Porte Alegre'de
yapılıyor. Böylesine bir forum düşüncesinin temelleri;
1998'de OECD bünyesinde, zengin ülkelerce gizlilik içinde
hazırlanıp imzalanan, Çok Taraflı Yatırımlar Anlaşmasına
dayanıyor. Anlaşma; zengin ülkelere dünyanın diğer ülkelerine
yapacakları yatırımlar için her türlü hakkı
tanıyordu.Sermayeye neredeyse sıfır yükümlülük veriyordu.
Sermaye için bir tür dünya anayasası oluşturuluyordu. Zengin
ülkelerin gizlilik içinde sürdürüp , imzaladığı bu anlaşma,
Fransız Le Monde Diplomatique'te yayınlanan bir makaleyle
ortaya çıktı. Yazı, ABD'de kurulu Ralph Nader liderliğindeki
Sorumlu Vatandaşlar Hareketi tarafından
hazırlanmıştı. Makale yayınlandıktan sonra anlaşmanın
içerdiği adaletsizliğe karşı tepkiler ortaya çıkmaya
başladı.Tepkiler ciddi bir sosyal hareket yarattı.Sonunda
Fransız hükümeti, anlaşma için sürdürülen müzakerelerden
çekilmek zorunda kaldı. Bu hareketi destekleyen kuruluşlardan
biride ATTAC idi. Kuruluş, sermayenin dünya üzerinde sınırsız
dolaşımının yarattığı, olumsuz sonuçları ortaya koyuyordu.
Sermaye hareketlerinin kontrol edilmesini, Nobel ödüllü
iktisatçı Tobin'in önerdiği gibi, spekülatif kısa vadeli
sermayenin vergilendirilmesini savunuyordu. TÜM İLERLEME
SOSYALİZM İÇİN Mİ OLMALI ? ATTAC'ın, Fransa içinde ve
dışında etkinliği gelişiyordu. Dünyanın, topyekün sermayenin
çıkarları tarafından yönetilmesine yönelik senaryolara karşı
çıkanların sesleri yükselmeye başlamıştı.Pek çok ülkede,
neo-liberal küreselleşmeye muhalefet artıyordu. Brezilya'da
da, neo-liberal iktisadi yaklaşımlara karşı bir hareketin
başlatılmasını düşünenler bir araya geldi. Ekonominin
insanlara hizmet ettiği bir düzen oluşturabilirdi. Böyle bir
dünyayı engelleyen politikalara karşı duran tepkiler ve
öneriler geliştirilebilirdi. Davos toplantılarına karşı
gelişen duyarlılıkta her yıl artıyordu. Dünya çapında bir
alternatif forum oluşturabilirdi.Sonunda, neo- liberalizme
karşı dünyanın değişik kıtalarında geliştirilen refleksler bir
araya getirildi. 2001 forumunda kabul edilen ilkeler
sözleşmesine göre DSF, küresel bir oluşumdur.Ancak dünya sivil
toplumunu temsil etme iddiasında da değildir. Forum;
neo-liberalizme, sermayenin tahakkümüne ve her türlü
emperyalizme karşı etkili eylemleri bir araya getirir. Dünya
ile insanoğlu arasında verimli ilişkiler kurmaya yönelik
evrensel bir toplum oluşturmayı amaçlayan, tüm sivil toplum
örgütlerinin ürettiği fikirlerin demokratik şekilde tartıştığı
açık bir ortamdır.Forum, mevcut küresel düzenin
geriletilmesini, alternatif bir küreselleşme sürecinin
oluşturulmasını amaçlamaktadır. Dünya Sosyal Forumu,
alternatif bir dünyanın nasıl mümkün olabileceğine ilişkin
düşünceleri, entellektuel sermayeyi geliştirmeyi
hedefliyor.Neo- liberal küreselleşmenin, dünyamızda yarattığı
derin tahribata karşı etkin bir direnme örgütlüyor. Porto
Alegre'de, Mısır asıllı Fransız düşünür Samir Amine, " başka
bir dünya mümkün, ama nasıl? " diye sormuştum? Bana; " sovyet
modeli giderek kapitalizme yol açan bir yapıya dönüştü,
böylece uzun dönüşüm süreci kavramına geri döndük, şimdi bu
kavramla uğraşmamız gerekiyor." diye yanıt vermişti Ayrıca,
tüm bu ilerleyişleri, sosyalizmi kurmak üzere mi tasarlamak
gerekir? diye bir soru sormuştu! Çok tartışmak, çok çalışmak
gerekiyor çook.. |
| ««Geri
Dön | Başa
Dön |
 |
| |