» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

ali bilge için BİRGÜN İNTERNET BASKISI Kullanıcı İşlemleri  Çıkış
 23 Mart 2005 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

436. Hafta
  12 13 18  
  24 40 48  

436. Hafta
  01 04 10  
  23 33 01  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
Hegemon ne zaman nalları diker? 21/03/05
Geçen hafta, dünyanın hegemonu ABD'nin askeri gücünü irdelemiştik. Bu hafta hegemonun ekonomik vaziyetine 'şöyle bir' göz atacağız.

Günümüz dünyasında kıtalarımızı saran sadece okyanuslar değil, kıtalarımız aynı zamanda finans ve borç ekonomisi ile kaplı. Evet dünyamız, kendi ekseninde fakat finans ve borç ekonomisi içinde dönüyor. Günümüzde borç ve finans araçları ile dönen ticaret, gerçek mal alış verişinin 20 katını aşmış durumda. Finansal ve gerçek ticaretin çoğunluğu da, Amerikan Doları ile yapılıyor. Evet; Amerikan ekonomisi dev bir ekonomi, dünyanın 1 numaralı ekonomisi, dünya ekonomisinin %50-55' ni ABD oluşturuyor. Dünya ekonomisi yılda %3 büyüdüğünde, Amerika' nın bu büyümeye %1-1,5 katkısı oluyor. Ancak, Amerikalı'lar tasarruftan uzak bir şekilde yaşıyorlar, kazandıklarından daha fazla harcıyorlar. Çok fazla iç ve dış açıklara sahipler.Amerikan ekonomisinin yıllık dış ticaret açığı 550 milyar dolar, bu açık artmaya devam ediyor.

Peki o zaman, tasarruftan uzak ve devasa açıklarla gemiyi nasıl yüzdürüyorlar, açıklarını nasıl kapatıyorlar, tezgah nasıl işliyor ? Hemen söyleyelim: ABD, açıklarını dünyaya finanse ettiriyor. Asya ve Avrupa'nın açtığı kredilerle, ABD ekonomisi su üstünde duruyor. ABD dış ticaret açığını, 100'er milyar dolarla Avrupa, Asya ve Japonya, kalanını da Hindistan ve diğer Doğu Asya ülkeleri finanse ediyor.Yani, Amerikalı'lar başkalarının kendilerine borç olarak verdikleri tasarruflarla ayakta kalıyorlar. Savaşın maliyeti de, bu yolla karşılanıyor. Üstelik, bu borçlanmanın maliyeti de pek yok, bedava sayılır, sudan ucuz. Çünkü, dünyada alış verişin çok büyük bir çoğunluğu ABD para birimi ile yapılıyor.ABD Doları rezerv para, en güçlü para bloğu. ABD' nin masrafı, sadece bu dolarların baskı maliyeti oluyor.ABD dolarları basıyor, bu dolarla dünyanın üretimini satın alıyor, kendi yatırım ve tüketim harcamaları için bu banknotları kullanıyor. Altını çizelim: Hegemonun gücü diğer ülkelerin gönderdikleri paralarla oluşuyor. Dünyanın en büyük iç ve dış açıklarına sahip, dünyanın en büyük borçlusu, rekabet gücü kalmamış bir ekonomiye sahip bir ülke, dünyanın hegemonu oluyor. Bu güç; kumdan ve kağıttan yapılan kulelere benziyor. Peki; bu durum, böyle devam edebilir mi? Yanıtlamaya çalışalım.

BÖYLE GELMİŞ , BÖYLE GİDER Mİ?

Hegemonın en büyük gücünün, para biriminden kaynaklandığını ifade ettik. Peki ama, eğer rezerv para değişirse ne olur? Örneğin dünyada alış verişin bir bölümü 'Euro' cinsinden yapılmaya başlarsa, neler olur? Ya da, başka bir para bloğu oluşturulup, dünya ticaretinin bir bölümü bu para cinsinden yapılırsa, örneğin Asya ülkeleri kendi aralarında bir para sepeti oluşturup, bu para biriminden ticaret yapmaya başlarlarsa, neler olur? Çin ihracatını dolar yerine kendi para birimi olan 'Yuan' cinsinden yapmaya kalkarsa, neler olur? Düşünebiliyor musunuz; Çin'in ihracatı 350 milyar dolar ve bu ihracatın büyük bir bölümü de, ABD'ye yapılıyor.

Senaryo 1: Çin dedi ki; " ey hegemon ABD, bundan böyle sana sattığım her şey için bana, Yuan ödeyeceksin." Neler olur? Yapması gereken: öncelikle, ödeyeceği "Yuan'ı" kazanmasıdır. İç ve dış borçlulukta dünya birincisi durumundasınız, tasarruf yapamıyorsunuz, rekabet etme gücünüzü kaybetmiş durumdasınız, muazzam askeri harcamalarınız var, üstelikte ' Yuan' kazanmak durumundasınız. Zor durum, bu bir ! Senaryo 2: Petrol ihracatçısı ülkeler �OPEC dedi ki; "ey hegemon ABD, nisan ayından itibaren petrol ticaretini 'Euro' cinsinden yapmaya başlıyoruz, sana sattığım her varil petrol için, sen bana 'Euro' ödeyeceksin" Neler olur? Önemli bir rakam verelim: ABD ekonomisinin yabancı petrole bağımlılığı toplam tüketiminin % 55 'idir. Uzmanlar; ABD'nin 2001 yılında günde 10,4 milyon varil olan ithal gereksiniminin, 2020 yılında 16,7 milyon varile çıkacağını hesaplamışlar, bu ne demek? 15 yıl sonra ABD ekonomisinin, % 60 daha fazla yabancı petrol ithal etmesi demek! Şimdi hem yabancı petrole olan ihtiyacın artacak, hem de bunu 'Euro' ile ödemekle yükümlü olacaksın. Zor bir durum, bu iki ! İki zor durumun sonucunda neler olur? Hegemon nalları dikebilir!

««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Hegemon ne zaman nalları diker?   / 21 Mart 2005
»»» Türkiye - ABD ilişkileri ve hegemonun du...   / 14 Mart 2005
»»» Derviş'in seçimi   / 7 Mart 2005
»»» Bedel ödemek   / 21 Şubat 2005
»»» Talan tünelleri   / 14 Şubat 2005
»»» Hay hay, buyursun gelsin...   / 7 Şubat 2005
»»» Dünya Sosyal Forumu nedir?   / 31 Ocak 2005
»»» Ülke borçları ve Arjantin   / 24 Ocak 2005
»»» Trabzon cinayetlerinin hatırlattıkları   / 18 Ocak 2005
»»» Gülücü...   / 9 Ocak 2005
»»» BİRGÜN: Bataklıkta bir gül   / 26 Aralık 2004
»»» Gökkafes kurulları   / 12 Aralık 2004
»»» Borçlara dokunmayın efendiler!   / 5 Aralık 2004
»»» Borçlarımız...   / 28 Kasım 2004
»»» Serol Teber'in ardından...   / 21 Kasım 2004
»»» Arşiv

 YAZARLAR
»» Adnan Bostancıoğlu  
»» Ahmet Çakmak  
» Aidan White
» Ali Bilge
» Ayça Atikoğlu
» Aydan Çelik - POTKAL
» Ayla Yılmaz
» Aziz Konukman
» Aziz Çelik
» Baskın Oran
» Bülend Karpat
» Bülent Forta
»» Can Gazalcı  
» Cemali Özkan
» Cevdet Eken
» Cihan Oskay
» Cüneyt Cebenoyan
» Cüneyt Akman
» Derman Abi
» E.Ahmet Tonak
» Engin Kattanalp
» Erbil Tuşalp
» Ercan Karakaş
» Ertuğrul Yalçınbayır
» Ferhat Aktan
» Fikri Sağlar
» Güldal Kızıldemir
» Göksel Bozkurt
» Haluk Geray
» Hayri Kozanoğlu
»» Hayri Cem  
» Hrant Dink
» Hürser Tekinoktay
» Kadir Cangızbay
» Kemal Kılıçdaroğlu
» Kemal Saydamer
» Kıvanç Koçak
» L.Doğan Tılıç
» Mahmut Şenol
» Melih Pekdemir
»» Mete Çubukçu  
» Metin Özuğurlu
» Metin Yeğin