İNTERNET BASKISI  6 Jul 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |    |       

 Ana Sayfa
 Güncel
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Magazin
 Televizyon
 Kültür Sanat
 Spor
 Yaşam
 Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

387. Hafta
  02 17 31  
  42 45 49  

147. Hafta
  12 16 17  
  22 29 12  

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye

-16/05/04-

İmmanuel Kant, ölümünün 200. yılı nedeniyle, dünyanın pek çok kentinde çeşitli etkinliklerle anılıyor, Kant felsefesi yeniden ele alınıyor. Kant, güncel sorunlara eğilen , çağının sorunlarına yoğunlaşan bir düşünür. Bir özgürlük tutkunu olan filozofun, ortaya koyduğu sorular ve sorunlara, günümüzde de, yanıt bulunmaya çalışılıyor.Kant , ömrünün sonuna doğru, felsefi bir program önerisinde bulunduğu 'sonsuz barış' isimli eserini yazdı.1795 yılında yayınladığı yapıtında, 'sonsuz barışa' ulaşmanın ana temalarını şöyle açıklıyor: 'akla dayanan bu yeni çağda temel kural, güçlünün güçsüzü ezmesi değil, bir insanın özgürlüğünün, başka bir insanın özgürlüğü ile sağlanabilmesidir' Kant, tarihsel süreçler içinde birbirleriyle dost olmasalar bile, barış içinde yaşamasını bilen uluslar ve bu ulusların özgür düşünceli vatandaşlarının yaşadığı bir dünya hayal etti.Bu hedefin düşünsel temellerini tespit etmeye, bu hedefi, bir program haline getirmeye çalıştı.Uluslararası hukukun, devletler ve dünya vatandaşlığı hukukunun, bir çerçeveye oturtulması için çalışmalar yaptı.Kant yorumcuları bu düşüncelerinden ötürü Kant'ı, güncel bir düşünürdür, 'çağdaşımızdır' diyorlar.Kant, ömrünün sonuna doğru, özgür bireylerin ve devletlerin var olması için zorunlu olan 'yurttaşlara dayanan anayasalar' ortaya çıkmaya başlamıştı.Amerikan özgürlük mücadelesini ve Fransız devrimini bu anlayışla, büyük bir coşku ile karşıladı.Kant'ın ölümünün üzerinden geçen 200 yılda, binlerce savaş yaşandı,yüz milyonlarca insan öldü, 'sonsuz barışa' ulaşılamadı. Ancak, çok ciddi mesafeler de kaydedildi.Bunlardan en önemlisi Avrupa Birliğidir.AB, her şeyden önce bir barış projesidir.AB, aydınlanma çağından bu yana, Avrupa'nın en büyük dönüşümü olarak algılanıyor.Ülkeler için çekici bir birliktelik olan AB'nin temel amacı, devletlerin refah ve güvenliğini, ortaklık anlayışı içinde sağlamak.

AVRUPALILIK SINIRI

Günümüzde Avrupalılık, bir sınırlar coğrafyası olarak algılanmıyor, Avrupalılık sadece bir aidiyet değil, ortak değerler manzumesi, kültürler bileşkesi. 1 Mayıs'ta ki genişlemeden sonra AB, Rusya'ya komşu oldu.Aralık sonrasında genişleme, Türkiye'yi de kapsarsa, Avrupa'nın sınırları, Orta Doğu uçurumuna dayanmış olacak. AB, uçurumun kenarındaki Türkiye için, karar verecek.Hem Türkiye, hem de AB için, kritik bir karar.Türkiye'nin tam veya kısmi kabulsüzlüğünün, bölgeye getireceği sarsıntılarının, çok iyi hesap edilmesi gerekiyor.AB;Türkiye için karar verirken kendi geleceği içinde, karar vereceğini düşünmeli. Türkiye, bu küresel model içinde yer almak istiyor. Birliğin kurallarına uyum göstereceğine ilişkin ciddi hamlelerde bulunuyor , AB'yi, insan merkezli ve sosyal bir birliktelik olarak benimsiyor.Türkiye hem Asya'da, hem de Avrupa'da toprakları olan bir ülke.Türkiye hem Asya'dır, hem de Avrupa, hem islamdır hem de laik. Avrupa, Türkiye'nin tarihini bilmezden geliyor.16 yüzyıldan bu yana, büyük bir Avrupa gücü olduğunu, Osmanlının Avrupa'ya katkısını görmezden geliyor.Osmanlı İslam'ının, Hıristiyanlara ve Musevilere gösterdiği kabulü hatırlayamıyor. AB;Türkiye'nin Avrupa ile olan tarihsel, kültürel ve ekonomik bağlarını görmezden gelirse,Türkiye'nin anti laik ve ABD'nin kan gölüne çevirdiği bir uçurumun kenarında olduğunu da, görmüyor, demektir. Böylesine bir tavır, akıl dışılıktır. AB'nin, 'aklını uykuya yatırmayacağını' ummak durumundayız.Avrupa, 20 yüzyılda, 2 kez 'aklını uykuya yatırdı', 2 savaşın bedelini konuşmaya, gerek var mı? AB, Avrupa'nın 'aklını uyandırma' projesi değil midir?

<<Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur   / 5 Jul 2004
 Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP...   / 28 Haziran 2004
 Çin endişesi...   / 21 Haziran 2004
 FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ...   / 6 Haziran 2004
 IMF: HASTA EDEN HASTAHANE...   / 31 Mayıs 2004
 Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze   / 23 Mayıs 2004
 Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye...   / 16 Mayıs 2004
 Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Aydın Engin - TIRMIK
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Ayla Yılmaz  
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt
Güldal Kızıldemir  
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu
Hrant Dink  
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay  
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç  
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi  
Necdet Saraç
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra  
Pati Değinmeleri
Reha Mağden
Rıdvan Akar  
Sami Evren
Saruhan Oluç
Sedat Bozkurt  
Selçuk Candansayar
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl


   birgun.net www