İNTERNET BASKISI  20 Ağustos 2004 
 HAVA DURUMU | KÜNYE |  ARŞİV-ARAMA |    |  sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Magazin
 Yazı Dizisi
 Röportaj
 Ekonomi
 Çalışma Yaşamı
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Kültür Sanat
 Spor
 Yaşam
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

405. Hafta
  05 06 14  
  16 24 37  

166. Hafta
  14 17 21  
  25 33 11  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge   alibilge@birgun.net

Güvenlik bürokrasisinin parlamenter gözetimi

-23/05/04-

Güvenlik ve savunma harcamaları Türkiye'de bilinmeyen alanların başında gelir. Gizlilik, 'hizmete özellik' vardır, dolayısıyla veri yetersizliği söz konusudur. Bu veriler NATO'ya iletilir ama vatandaşa açıklanmaz. Bu nedenle, 15 yıl süren düşük yoğunluklu savaşın maliyeti üzerine kesin bir yanıt verilemez.

Az sayıda yapılan çalışmalardan öğrenebildiğimize göre,Türkiye'nin güvenlik bütçesinin %85'i Milli Savunma Bakanlığına, %15'ide Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ayrılmaktadır.MSB bütçesinin %7'sini Bakanlık, %6 'sını Genelkurmay Başkanlığı, %50'sini KKK, %22'sini HKK, %15'ni DKK harcamaktadır. Ulusal gelirin %5'nin savunmaya ayrıldığı söylenmektedir , demek ki, yaklaşık yılda 10 milyar dolar güvenliğe para harcanmaktadır. Güvenlik bütçesinin %60'ı silah teçhizat dahil, tüm alımlara ayrılmaktadır.

Harcamalar bütçe içi ve dışı kaynaklardan sağlanmaktadır.Savunma Sanayi Fonu bütçe dışı bir fondur. Fon kaynaklarından her yıl ortalama 600 milyon dolar silah- teçhizat alımı yapılmaktadır. SSDF'nin kurulduğundan bu yana 'hiç denetlenmediği' iddia edilmektedir.Bizim devletimiz denetim özürlü bir devlettir ama bu bölgeye hiç el değmemiştir.

HARCAMALARDA ŞEFFAFLIK

Güvenlik bürokrasinin gözetimi ve denetimi hakkında konuşmak ve soru sormak tehlikelidir. Bu konuda siyasi-sivil denetim de söz konusu değildir. Gerçek demokrasilerde tehdit algılamasını siyaset yapar. Egemenlik ulus adına TBMM'nindir. Ancak, ülkemizde atanmışlar güvenliğin sahibidirler. Soğuk savaş döneminin ürünü, ABD patentli milli güvenlik anlayışı takip edilir. Neyin tehdit oluşturup oluşturmadığına askerler karar verirler, iç ve dış düşmanlarımızın listesini onlar belirler.

Elbette, güvenlik siyasasını tayin eden , dışarıdan denetlenmeyi ve gözetimi de istemez. Dolayısıyla, harcamalarda şeffaflık, hesap verilebilirlik, bilgilendirme, etkinlik söz konusu olamaz. Olmayınca da, Lockheed skandalının, gladyosunun hesabını veremeyen tek ülke olursunuz. Türkiye'de güvenlik bürokrasisi kendisini siyasetin emrinde değil, rejimin emrinde görür.Ülkemizde sorunun temelinde bunun olduğunu anlaşılmaktadır.

TESEV EL ATTI

Artık, güvenlik alanını siyasetin belirlediği bir yapıya taşımak gerekiyor. Kapı yavaş yavaş aralanıyor. AB uyum paketleriyle de önemli gelişmeler yaşandı. Geçen hafta konuya TESEV el attı. Çevirisini yaptırdığı bir kitabın tanıtımı nedeniyle düzenlediği bir konferansta, tarafları bir araya getirmeye çalıştı. Kitap, 'güvenlik sektörünün parlamenter gözetimi' başlığını taşıyor. Güvenlik sistemi nasıl reforme edilebilir, hangi ilkelere göre denetim yapılabilir? Görev ve sorumluluk alanları nasıl ayrıştırılabilir, hesap verilebilirlik hangi tonda olmalı? gibi pek çok soruya yanıt vermeye çalışan, ülke deneyimlerinden yola çıkılarak, parlamenterler için hazırlanmış bir el kitabı.

NE YAPMALI, NASIL YAPMALI?

Yasama ve yürütmeye fikri sermaye niteliğindeki kitabın ilk baskısı, Türkiye'nin de üyesi olduğu, Cenevre'deki Silahlı Kuvvetlerin Demokratik Gözetimi Merkezi ve Parlamentolararası Birlik tarafından, 2003 yılında yapılmış. Güvenlik ve tehdit anlayışını değiştiği dünyamızda, soğuk savaş kalıntısı kafaların nasıl değiştirilebileceğini anlatan yararlı bir çalışma. Ne yapmalı, nasıl yapmalı? bunlara yanıt arıyor. Kitabın ilk sayfasında şu cümle gözüme çarpıyor:' muhakemesiz güç kendi ağırlığı altında ezilmeye mahkumdur'

Nazarı dikkatinizi çekmeye çalıştım, iyi haftalar efendim.

««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır  Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» İlaca dayalı sağlık harcamaları   / 15 Ağustos 2004
»»» Ekonominin Aşil topuğu:Cari Açık   / 9 Ağustos 2004
»»» Derin umutsuzluk   / 25 Temmuz 2004
»»» Susurluk, Madımak ve banka sistemi fatur...   / 5 Temmuz 2004
»»» Yolsuzluk,yoksulluk ve AKP   / 28 Haziran 2004
»»» Çin endişesi   / 21 Haziran 2004
»»» FİNANSAL ŞOKLARIN YÖNETİMİ   / 6 Haziran 2004
»»» IMF: HASTA EDEN HASTAHANE   / 31 Mayıs 2004
»»» Güvenlik bürokrasisinin parlamenter göze...   / 23 Mayıs 2004
»»» Sonsuz barış, Avrupa Birliği ve Türkiye   / 16 Mayıs 2004
»»» Karl Marx, ABD Başkanı’nı kutlamış...   / 9 Mayıs 2004

Yazarlar
Adnan Bostancıoğlu
Ahmet Çakmak
Ali Bilge
Aslı Erdoğan
Atilla Özsever
Atilla Aydoğdu
Ayça Atikoğlu
Ayda Özlü Çevik
Aydın Engin - TIRMIK
Ayla Yılmaz
Aziz Konukman
Barış Çağan Baydar
Baskın Oran  
Bayram Başaran
Bülend Karpat
Bülent Forta
Can Gazalcı
Cemali Özkan
Cevdet Eken
Cihan OSKAY
Cüneyt Cebenoyan
Cüneyt Akman  
Derman Abi  
Devin Çeşmecioğlu
Erbil Tuşalp
Ercan Karakaş
Erinç Yeldan
Fatih Türker
Ferhat Aktan
Fikri Sağlar
Göksel Bozkurt
Güldal Kızıldemir
Haluk Geray
Hayri Kozanoğlu  
Hrant Dink  
Hürser Tekinoktay
Kadir Cangızbay
Kıvanç Koçak
L.Doğan Tılıç
Mebuse Tekay
Mehmet Metiner
Melih Pekdemir
Mert Özmen
Mete Çubukçu
Metin Özuğurlu
Muammer Bayburtluoğlu
Muhsin Kızılkaya
Murat Arın
Musa Eroğlu
Müge Sökmen
Müge İplikçi
Necdet Saraç  
Nesrin Sungur
Noam Chomsky
Oğuz Oyan
Oğuzhan Müftüoğlu
Ömer Madra
Pati Değinmeleri
Reha Mağden
Rıdvan Akar  
Sami Evren  
Saruhan Oluç  
Sedat Bozkurt
Selçuk Candansayar
Sezai Temelli
Tan Morgül
Tanıl Bora  
Tuna Kiremitçi
Turgay Vidinli
Ufuk Uras
Yaşar Seyman - ASMİN
Yavuz Önen
Yavuz Bingöl

  Google Arama
   birgun.net www