» İletişim | » Anasayfam Yap | » Sık Kullanılanlara Ekle

ali bilge için BİRGÜN İNTERNET BASKISI Kullanıcı İşlemleri  Çıkış
 1 Eylül 2005 
 HAVA DURUMU | İLETİŞİM |  ARŞİV-ARAMA | PDF sesonline.net      

 Ana Sayfa
 Güncel
 Birgün PAZAR
 Çalışma Yaşamı
 Ekonomi
 Dış Haber
 Dış Forum
 Forum
 Yaşam
 Kültür Sanat
 Yazı Dizisi
 Spor
» Yazarlar
 Sevmek Tanımakla Başlar
 Dünya Yalnız Bizim Değil
 Kirpi
 Kent
 Nasıl Bir Gazete?

Milli Piyango
Biletinizin numarasini yazin.
 
Tam Liste

443. Hafta
  8 15 36  
  37 43 44  

443. Hafta
  2 14 15  
  31 34 3  

 Günün Köşe Yazıları

Ali Bilge Ali Bilge
Metni büyültün Metni küçültün
alibilge@birgun.net
Şark Raporu 29/08/05

Cumhuriyet’ in ilanını takip eden yıllarda ülkenin doğusunda çok sayıda Kürt isyanı yaşanır. 1925 Şeyh Sait, 1930 Ağrı en önemli isyanlardır. Dünyada yaşanan büyük ekonomik bunalımın etkileri, Türkiye’de de ziyadesiyle hissedilmektedir. Celal Bayar, 1932 yılında İktisat Bakanlığı'na böyle bir ortamda getirilir. Sürekli meydana gelen isyanlar nedeniyle, 1935’de ‘Tunceli Vilayetinin İdaresine İlişkin Kanun’ çıkarılır. Kanuna göre bölgeye, Dördüncü Umum Müfettişi sıfatıyla, olağanüstü yetkilere sahip askeri bir vali atanır. Valinin bölgede yaşayanları ‘göç ettirme yetkisi’ bile bulunmaktadır.

 Bakanlığının 4. yılında, Bakanlık personelinin ve bizzat Celal Bayar’ın, bölgede yaptıkları incelemeler sonucunda bir Şark Raporu hazırlanır. Raporun, Cumhurbaşkanı Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü isteği üzerine hazırlandığı tahmin edilmektedir. Bayar, Şark Raporu'nu Birincikanun (Aralık) 1936’da, ‘gayet mahrem ve zata mahsus’ ibaresiyle makama takdim eder. Sn. Nurşen Mazıcı’nın Bayar’ın Başbakanlık dönemini araştırırken gün ışığına çıkarttığı, bölgenin iktisadi ve siyasi vaziyetini ortaya koyan rapor şöyle başlıyor:

 “Doğu illeri, bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hakimiyetimiz altına girmemiştir. Şarkta, bugün için dahi tamamen yerleştiğ imiz iddia olunamaz. Dayanacağımız en mühim kuvvet ordumuz ve jandarmamızdır” !

 Raporda ; devlet cihazının tam olarak kurulamadığının, düzgün bir şekilde yürüyemediğinin de altı çiziliyor. Bölgede çalışan bürokratların yetersizliğinden söz ediliyor. Hükümet binalarının perişanlığına, memurlar için ikametgah inşasının çok mühim bir mesele olduğuna değiniliyor. ''Devlet otoritesinin tesisi için ikametgahların yapılması zarurettir'' deniliyor. Lojman şart!

 Önemli bir tespitte şu: ''Bölgede yaşayanlara, yabancı bir unsur oldukları, resmi ağızdan ifade edildiği takdirde, elde edilecek sonuç bir tepkiden ibaret olabilir”. Yani, bölgede yaşayanlara “Kürt dememek lazım” diyor!

 Kürt oldukları için bazı vatandaşların okutturulmadıkları, devlet işlerine karıştırılmadıkları belirtiliyor, bu vatandaşları anavatana bağlamak için nasıl bir sistem takip edileceğini, görevli memurların da bilmedikleri ifade ediliyor! Rapor; “Bölgede yaşayan vatandaşları sisteme bağlamanın yollarını bulmalıyız ” diyor. Görevli memurların, kişisel görüşlerine ve keyfiyetine göre bölgeyi yönetmelerinin önüne, bu şekilde geçilebileceğine dikkat çekiliyor! Toprak dağıtımının bölgede yaşayanları devlete ve anavatana bağlayabilmenin en temel yolu olduğu ehemmiyetle vurgulanıyor. Ancak toprak dağıtımının, sorunun çözümü için tek başına yeterli olmadığı belirtilmekte ve kredi vererek üretim imkanlarını arttırmak için mekanizmalar geliştirmesi gerektiği, ayrı ca yetiştirilen ürünlerin satışını sağlayacak bir sistemin kurulması da önerilmektedir. Devletle, bölge halkının kaynaşmasının, bu yolla gerçekleşebileceği düşünülmektedir. Bölge halkını devlete bağlayabilmenin bir diğer yolu olarak da, muhitteki nüfuz sahibi zorba takımı ve derebeylerin aileleri ile birlikte iç vatana nakledilmesi önerilmektedir. Nakil mutlaka şarttır diyor!

 Şark Raporu; isyanlardan sonra bölgede Türklük ve Kürtlük ihtirasının şahlandığından söz ediyor. İsyan edenleri cezalandırmak için kullanılan şiddetin manasını anlaşılır ve yerinde buluyor ancak isyandan sonra bölgede fark gözetmeksizin idareyi sürdürmek için bir ilerleme kaydedilmediğini de vurguluyor. Rapor, bölge halkına farklı muamele yapıldığını, ayrımcılık yapıldığını tespit ediyor!

 Bölgeye ilişkin en eski rapor olduğunu tahmin ettiğimiz bu belgeyi, köşe yazısında özetlemek mümkün değil. Ancak, 70 yıldır dile getirilen pek çok sorunun, yaklaşımın günümüze kadar intikal ettiği anlaşılmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca, DoğuKürt sorunu, hep ekonomik geri kalmışlıkla açıklanmaya çalışıldı. Ancak, sorun hep askeri önlemlerle çözülmek istendi. 82 yıllık Cumhuriyetin yarısına yakın bir sürenin, bölgeyi anavatana bağlamak, için yapılan düşük yoğunluklu savaşlarla geçtiği, bir türlü itiraf edilememektedir. Askeri çözüm yerine, sivil inisiyatifin geliştirilmesini, siyasi ve iktisadi çözümlerin devreye sokulmasını, AKP hükümeti sağlayabilecek midir? Yanıtlanması gereken esas soru budur.

 Ali Bilge'nin eski yazılarına www.isletmefinans. com adresinden bakılabilir.

««Geri Dön | Başa Dön  Yazdır Arkadaşınıza Gönderin

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
»»» Şark Raporu   / 29 Ağustos 2005
»»» Kürt sorunu   / 15 Ağustos 2005
»»» Potin meselesi   / 25 Temmuz 2005
»»» Gardaşımın malları gaspedilmiştir!   / 4 Temmuz 2005
»»» Hegemonun maskarası   / 27 Haziran 2005
»»» Schröder'in çıkmazı: Telafi adaleti   / 30 Mayıs 2005
»»» Bizim Anne'miz   / 16 Mayıs 2005
»»» Hitler'in doğum günü partisi   / 9 Mayıs 2005
»»» Hegemonun enerjisi   / 2 Mayıs 2005
»»» IMF'den dostça kopuş   / 18 Nisan 2005
»»» Çocuklarınızı çiftçi olarak yetiştirin   / 11 Nisan 2005
»»» Vergi vermeyip, borç verenlerin sonu   / 4 Nisan 2005
»»» Kurtlar Sofrası   / 28 Mart 2005
»»» Hegemon ne zaman nalları diker?   / 21 Mart 2005
»»» Türkiye - ABD ilişkileri ve hegemonun du...   / 14 Mart 2005
»»» Arşiv

 YAZARLAR
»» Adnan Bostancıoğlu  
» Ahmet Çakmak
»» Aidan White  
» Ali Bilge
» Ayça Atikoğlu
» Aydan Çelik - POTKAL
» Ayla Yılmaz
» Aziz Konukman
»» Aziz Çelik  
» Baskın Oran
» Bülend Karpat
» Bülent Forta
» Can Gazalcı
» Cemali Özkan
» Cevdet Eken
» Cihan Oskay
» Cüneyt Cebenoyan
» Cüneyt Akman
» Derman Abi
» E.Ahmet Tonak
» Engin Kattanalp
» Erbil Tuşalp
» Ercan Karakaş
» Erden Kosova
» Ertuğrul Yalçınbayır
» Ferhat Aktan
» Fikri Sağlar
» Göksel Bozkurt
» Güldal Kızıldemir
»» Haluk Geray  
» Hayri Kozanoğlu
» Hayri Cem
» Hrant Dink
»» Hürser Tekinoktay  
» İnönü Alpat
» İskender Gürdöl
» Kadir Cangızbay
»» Kemal Kılıçdaroğlu  
» Kemal Saydamer
» Kıvanç Koçak
»» L.Doğan Tılıç  
» Mahmut Şenol
» Melih Pekdemir
» Mete Çubukçu
» Metin Özuğurlu
» Metin Yeğin
» Muammer Bayburtluoğlu
» Muhsin Kızılkaya
» Mustafa Demirkanlı
»» Nazım Alpman  
» Necdet Saraç
» Necip Süleyman Doğulu
» Oğuz Oyan
» Oğuzhan Müftüoğlu
»» Ömer Madra  
» Pati Değinmeleri
» Reha Mağden
» Rıdvan Akar
» Sami Evren
» Saruhan Oluç
»» Sedat Bozkurt  
» Selçuk Candansayar
» Sezai Temelli
» Süreyyya Evren
» Tan Morgül
» Tanıl Bora
» Tarık Günersel
» Tayfun İçli
» Tuna Kiremitçi
» Ufuk Uras
» Uğur Bekdemir
»