|
Avrupa Birliği’nin 25 üyeye çıkmasıyla birlikte, siyasi
krizde yaşanmaya başladı. 25 üyeli AB, henüz sindirilmiş değil
, hali hazırda kaybetmiş gözüküyor. Siyasi Avrupa projesinde
alınacak daha çok mesafe var. Türkiye’nin adaylığı da, AB’nin
siyasi krizi ile çakıştı. Türkiye, AB’nin krizini daha da
artırmı ş ve kilitlemiş gözüküyor. Bugün sonuçlanacak Almanya
seçimleri de, mevcut krizin derinliğini belirleyecek. AB’nin
asal 2 üyesi Fransa ve Almanya’nın tavrı, hem siyasi
Avrupa’yı, hem de siyasi Avrupa’nın doğudaki pozisyonunu
tanımlayacak. AB’nin doğusu demek, öncelikle Türkiye’yi
tanımlamak demek.
Türkiye’nin, Avrupa Birliği ile başlayacağı müzakere
sürecine giden yolda, Chirac yönetimindeki Fransa’nın, son bir
yıl içinde izlediği tutum, sergilenen çelişkili, güvenilmez
siyaset, sonunda gerçekleştirilen U dönüşü, yazıya koyduğum
başlığı hatırlattı.
Yıllar Önce "Sevgili Fransa’mızın Doğu’daki Ölümü", isimli
bir kitap okumuştum. Osmanlı ve Türkiye dostu, ünlü Fransız
romancı Fransız Pierre Loti , tarafından derlenmiş bir
yayındı.
Pierre Loti, bu çalışmaya kesinlikle kitap demiyor, 1918’te
gelişen siyasi ortam üzerine, kendisinin ve başkalarının
değerlendirmelerini, tarihi vesikalar demeti halinde toplamı ş
ve yayınlamış.
AVRUPA ’NIN AHLAKI İsterseniz öncelikle Pierre
Loti kimdir ? diye soralım ve yanıtlayalım.
Fransız ordusunda bir subay olan Loti, (1950-1923) Orta ve
Uzak Doğu görevlerinde doğu toplumlarını yakından tanıma
fırsatı buldu. Romanlarını çoğunlukla yabancı kültürleri
işleyen temalarla yazdı.
Çeşitli tarihlerde ve uzun sürelerde İstanbul’da yaşadı.
İstanbul aşığı olan yazar, 1. Dünya Savaşı sonrasında ve Sevr
sürecinde, Batının, özellikle Fransa’nın, Osmanlı’ya
uyguladığı politikalara karşı çıktı.Anadolu hareketini
Avrupa’da savundu. Osmanlı’nın ve Türkiye’nin yanında yer
aldı.
Loti’nin bu tavrı, işgal İstanbul’unda ve Anadolu
hareketinde müthiş bir ilgi uyandırdı. 1920’de İstanbul’un
fahri hemşehrisi ilan edildi. Adını taşıyan bir cemiyet
kuruldu. İsmi bir caddeye ve kahveye verildi. Mustafa Kemal,
Pierre Loti’yi," büyük ve asil dost" olarak tanımlar. Anadolu
işgali ve savaşı sırası nda mektuplaşırlar.
Pierre Loti, Sevr süreciyle çakışan tarihlerde yazdığı
yazılarda, Fransız politikacılarının Osmanlı’ya Anadolu’ya
karşı; ikircikli, yanlı şlarla dolu, güven duyulmaz
politikalarını şiddetle eleştiriyor, bu politikaları uygulayan
yöneticileri ihanetle suçluyordu. Fransız politikacı ların,
Balkan ve Birinci Dünya savaşları nda, Sevr’deki tavırlarını
yorumluyor böyle devam ederse yakında ‘ sevgili Fransa’ mızın
doğudaki ölümü gerçekleşecek." diyordu. Ülkesini yönetenlere
olan kızgınlığını bu şekilde ifade ediyordu.
İşte son aylarda, Alman muhalefet lideri Merkel’in ve
Chirac Fransa’sının Türkiye’ ye izlediği güvenilmez siyaset,
bana sürekli bu kitabı ve başlığını hatırlattı.
3 ay önce İstanbul’da, çağımızın önemli düşünürlerinden
Fransız filozof Edgar Morin’le söyleşimiz boyuncada, zihnimde
hep bu cümle dolaşıyordu. "Fransa’nın ve Avrupa’nı n Doğu’
daki ölümü"
Zihnimizde uçuşan soruları Morin’e de yönelttik. Edgar
Morin’e "Avrupa’nın açık bir ahlakı ve dinamik bir dini var
mı?" diye sorduk.
Yanıtı şöyle oldu: "Olması gereken o ama yok. Geçmişte
dünyaya hakim olan Avrupa şimdi barış ve rahatlık vahasında
yaşamayı talep ediyor. Bütün fetih kuramlarını terk etti ve
1970’de biten sömürgecilik Avrupa’yı akladı. Avrupa bugün için
bir barış ve diğer kültürlere saygı ahlakını hedeşiyor.
Avrupa’dan çıkması gereken ahlak bu. Ama ne yazık ki bu
gerçekleşmedi. Ama bu ahlak Avrupa’nın açığa çıkmaya çalışan
ahlakı.
Bu kriz ya bir ilerlemeye ya da bir gerilemeye neden
olacak. Göreceğiz."
*Ali Bilge'nin eski yazılarına www.isletmefinans.com
adresinden bakılabilir. |