Ömer
Madra:
Bugün adı pek bilinmeyen ama belki de hayatımızı çeşitli
biçimlerde etkileyebilecek olan bir kuruluştan bahsedeceksiniz
sanırım: Terörle Mücadele Yüksek Kurulu.
Ali
Bilge:
Aslında geçen programımızda 12 Eylül münasebetiyle TSK’nin İç
Hizmet Kanunu’nun 35. maddesini konuşuyorduk, oradan
terörle mücadeleye ilişkin yasa tasarısına girdik, o sırada
aklıma geldi, çünkü Başbakan Erdoğan konuya ilişkin sorulan
sorulara yanıt verirken,
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’ndan bahsediyordu. Aynı
zamanda Genelkurmay 2. Başkanı ile Genelkurmay Başkanı’nın
“terörle mücadele için yeni birimlere ihtiyaç var”
açıklamaları vardı hatırlarsanız; “yeterli olamıyoruz, hem
yasaya ihtiyaç var, hem de yeni birimlere ihtiyaç var”
deniyordu. Zaten bu mevzuda , kurumlar arası koordinasyon
sorunları da
zaman zaman gündeme gelir, ama açıkçası Başbakan İtalya gezisinde,
“pazarlığa girmeyiz teröristle, bu konuda Terörle Mücadele
Yüksek Kurulu’nu toplayacağım” deyince dikkatimi çekti.
Bizim
siyasi bürokratik
alanımıza ne zaman böyle bir kurul girdi?
Ankara’da tüm
kurulları takip etmeye çalışırım, daha çok bildiğiniz
kurulları. “Hangi kurullar var devlet mekanizması içerisinde?”
diye zaman zaman bakmakta da fayda vardır. Böyle bir
araştırmaya nereden başlayabilirsiniz? Devletin tüm organlarını nerede
bulabilirsiniz?
Başbakanlık içerisinde araştırırsınız, ayrıca devlet teşkilat
rehberi vardır, epeyce kalınca bir yayındır, ben öncelikle
rehberin en yeni
baskılarına
baktım.
Başbakanlık’a veya herhangi bir yere bağlı Terörle
Mücadele Yüksek Kurulu diye bir birime rastlayamadım,
tanımlanmış, bir kararnameye bağlanmış, “şu kişilerden oluşmaktadır” diye bir
tanıma , ifadeye, başlığa rastlayamadım. Ortada,
geçen haftaki programımızda da konuştuğumuz, günlük
hayatımızı, demokrasimizi, temel hak ve özgürlüklerimizi
ilgilendiren bir yasa
önerisi var. İkincisi de, Başbakan’ın da “döndükten
sonra gerekirse Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nu toplarım”
diye bir ifadesi var.
Şimdi
bu kurul kim, kimlerden oluşuyor, nasıl bir kurul? Ne zaman
kurulmuş? ne yapmış? ne yapması için kurulmuş? Şu anda bu kurulu
tanımlayan,
herhangi yayımlanmış bir şey yok. Başbakanlık’a bağlı
30’a yakın kurul var ama bu kurul orada
zikredilmiyor.
Avi
Haligua:
Peki nereye bağlı o zaman?
AB:
Şu anda bu illegal bir kurul herhalde, hiçbir yerde yok! Bence
öyle.
AH:
Yasası yoksa illegal oluyor.
AB:
Yasası yok, kararname yok. Şu olabilir, biliyorsunuz bizim
devlet hayatımızda gizli kararnameler var, bunlar Resmi
Gazete’de de yayımlanmaz, bu çerçevede bir kurul olduğu
anlaşılıyor. Hiçbir devlet teşkilat rehberinde yok,
Başbakanlık’ın web sitesinde yok. Şöyle olabilir, böyle bir
kurul vardır ama çalışma esasları gizlidir, bunun adı da
zikredilmiyor. Ancak, bölük pörçük gazetelere yansımış bazı
bilgilere rastlıyoruz. Örneğin, 28 Şubat’tan çok sonra Çevik
Bir ile Şevket Kazan bir araya gelip konuşuyorlar, bu
görüşmeyi bir gazeteci
kaleme alıyor. Şevket Kazan diyor ki “doğru dürüst
diyalogumuz olsaydı 28 Şubat olmazdı. Aslında askerimize yardımcı
olacak öyle
önemli işler yaptık ki, Terörle Mücadele Yüksek
Kurulu’nu bile topladık.” Buradan anlıyoruz ki, bu kurul
Refah- yol hükümetine kadar dayanıyor. Belki daha öncesi
var
ÖM:
Şevket Kazan, eski Refah Partisi hükümetinin adalet
bakanıydı.
AB:
O konuşmada Kazan
“bizi bu konuda hiç mi takdir etmediniz Sayın Paşam”
diyor. Şimdi bazı izleri takip ettiğimizde, 15 Eylül 1994
tarihinde, “Takip ve Yönlendirme Kurulu” diye bir kurul
oluşturulduğunu öğreniyoruz. MGK Genel Sekreterliği
tarafından öneriliyor.
Bu kurul,
1995 Mart’ında da, görev ve uygulama esaslarına ilişkin
ayrı iki gizli yazı yayınlıyor. Takip ve Yönlendirme Kurulu
gizli bir kurul.
ÖM:
Tam 10 yıl olmuş yani, 10 yıldır faaliyet
gösteriyor?
AH:
Belki daha fazla ama ilk ortaya çıkışı 10 yıl önce
olmuş.
AB:
Evet. Terörle mücadele amacıyla, gizli tutulan, Takip ve
Yönlendirme Kurulu diye bir birim var. Bu birim ayakta ve zinde devam ediyor, daha
sonra ismi değişiyor. Bülent Ecevit başkanlığında kurulan
azınlık hükümeti,
15 Ocak 1999’da bu kurulu, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’na
dönüştürüyor
Yine
gizli bir genelgeyle yapıyor bu dönüştürme işini. Bunu Bülent Ecevit
başkanlığında
kurulan hükümet programındaki bir paragraftan
anlıyoruz: “Güven oylamasının hemen ardından, Terörle Mücadele
Yüksek Kurulu,
Doğu ve Güneydoğu illerinde uygulanacak olan kalkınma
programlarını ve yerleşme hareketlerinin takibi ve
koordinasyon kurulu,
GAP Yüksek Kurulu
ile birlikte somut adımlar atılacaktır”
gibi bir ifade var hükümet programında. Güneydoğu’ya ilişkin
üç kurul
sayılıyor,
bunun içinde Terörle Mücadele Yüksek Kurulu ismi de var.Tarihlerde ve
isimlerde karışıklık yapabilirim hatalarım olabilir, çünkü bu bilgileri
açık bir şekilde elde edemiyorsunuz
12 Ağustos 1997 tarihinde
OHAL kaldırılırken, bu kararı da Terörle Mücadele Yüksek
Kurulu alıyor, Türk kamuoyunda da araştırmacı gazeteciler
atlamışlar bu mevzuyu, yani bu kurul OHAL’i bile kaldırabilecek
yetkilerle donanmış,
fakat biz bu kurulu bilmiyoruz..
AH:
Neye dayanarak aldığına dair bir belge var mı? Herhangi bir
gerekçe belirtmişler mi?
AB: OHAL’in işlevini
yerine getirebilecek yasalar ve yapılanmalar, yeterince
sistem içerisinde
yerleştiği için,
OHAL’in
işlevini görebilecek düzenlemeler yerleştiği için
OHAL
kaldırıyor,
sonuçta OHAL’ın görevini görebilecek yapılanmalar var.
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’muz OHAL’i kaldırabilecek
yetki ve güce sahip. Ancak kendisi nedir, anayasal düzen
içerisinde yeri nedir? Bunları bilmiyoruz. Devletimizin yapılanması içerisinde
onlarca kurul sayılıyor ver tanımlanıyor ama Terörle Mücadele
Yüksek Kurulu bizim hayatımızda nerede ve nasıl duruyor,
kimlerden oluşuyor, bu kurul nasıl toplanıyor, nelere karar
veriyor, karar alma mekanizması nasıl? Bunları Bilmiyoruz.
Oldukça tedirgin edici bir durum. Çünkü, bizde
genellikle
terörle mücadele etmek yerine demokrasiyle mücadele
ediliyor, kısıtlar getiriliyor hayatımıza. Dolayısıyla
tedirgin oluyoruz, devlet sistemi içerisinde biz bu
kurulu, sadece
bölük pörçük, bir yerlerde varolan bir ruhun gezintisi gibi
görüyoruz, ama gerçek varlığını
bilemiyoruz.
ÖM:
Hayalet gibi bir şey. Son izine 12 Ağustos 1999’da isim
değişikliği sebebiyle rastlanıyor.
AB:
Evet, Başbakan Ecevit’in yayımladığı gizli bir genelgeyle
1994’te kurulan
takip kurulu, 1999’da Terörle Mücadele Yüksek
Kurulu’na, bütün yetkileri ile devrediliyor. Ama
bilmiyoruz, bu kimdir, nedir, neyin nesidir? Başbakan Erdoğan,
“yeni bir birime
gerek yok, böyle bir şey varmış” diyor.
Başbakanlık Müsteşarı’na
sen şunu
bir araştır diyor, sonra da “yahu,
böyle bir kurul varmış, bunu gerekirse toplarım” diyor.
AH:
Bu kurulun sivil mi, askerlerden mi oluştuğu bilinmiyor değil
mi?
AB:
Muhtemelen karma
bir yapıda
ve tamamen masif bürokratik bir yapıda, İçişleri
Bakanlığı, MİT, MGK falan..
“Avrupa’daki
terör yasalarını Türkiye’de uygulayacağız”
diyorlar ya, bunu uygulayacak kurulun, Terörle Mücadele
Yüksek Kurulu olması gerekiyor, en azından bu bulanıklıkta
böyle okunuyor.
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, anladığımız kadarıyla
koordinasyon sağlayacakmış…
ÖM:
Bir tahminde bulunabilirsek, herhalde, ülkenin önde gelen
terör uzmanlarının yer aldığı, faaliyet gösterdiği bir kurul
olsa gerek?
AB:
Fevkalade haklısınız,
böyle bir kurulun oluşması için dediğiniz gibi nadide
terör uzmanlarının
bir araya gelmesi gerekir. Hükümetin kamuoyunun
bilmediği gizli kararnamelerle, genelgelerle oluşturulduğu
anlaşılan bu kurulun işlevini, yapısını, görevlerinin ne
olduğunu, yasal dayanağını açıklaması lazım. Ne iş yapar?
Alanı nedir?
Gerçekten devletlerin bazı gizlilikleri
olabilir, ama
sonuçta hesabını vereceği bir meclis vardır, meclise gelir
açıklar. “Başbakan, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu diye bir
kuruldan söz ediyor, ancak ben nereye bakmalıyım, bu yüksek
kurul kimlerden oluşuyor, Başbakanlığa mı, Müsteşarlığa mı
bağlı? MGK’ya mı bağlı? İçişleri Bakanlığı’na mı bağlı?”
Araştırmanızı yapıyorsunuz, soruyorsunuz, böyle bir kurulun
sekreteryası nerede? Yüksek Planlama Kurulu vardır bilirsiniz,
o da geçmişten beri çok anlı şanlı bir kuruldur, son yıllarda
doğru dürüst toplanmıyor, ama bunun sekreteryasını DPT yapar
mesela. Gidersiniz oradan, gündemi nedir, bundan sonra ne
zaman toplanacaktır, YPK kararlarını bulursunuz. Ama Terörle
Mücadele Yüksek Kurulu’nun sekreteryasını bulamıyorsunuz.
ÖM:
Öğreneceğiz herhalde, ama Başbakan avdet
edince.
AB:
Biz buradan soralım, necip Türk basını da konuya ilişkin bir
soruyu, manşet
yapsın: “Terörle Mücadele Yüksek Kurulu nedir? Ne iş
yapar?” Bunu
sorgulamamız gerekiyor.
ÖM:
Bu son derece ilginç bir durum.
AB:
Başbakan da bunu yeni öğrenmiş ve müsteşarına bu konuya
ilişkin çalışma yapmasını söylemiş, talimat vermiş; “işlevsel
hale getirelim, böyle bir kurul varmış” demiş
müsteşarına.
AH:
Belki de 90’ların sonunda işlev kazanıp sonradan uykuya yatmış
olabilir mi?
AB:
Öyle bir durum var, o anlaşılıyor, öğlen uykusuna mı
yatmış, akşam
uykusuna mı , bilemiyorum? Ama tabii Başbakanlık
kolay iş değil,
taze Başbakanların devleti tanıması epey zaman
alıyor, bakın
Erdoğan 3 yıl
sonra farkına varıyor böyle bir kurul olduğunun.
ÖM:
Ama terör bu, başka bir şeye benzemez!
AB:
Bu yüzden bu kurulun
çalışma esasları nedir, gerçekten terörle mi uğraşıyor,
ne yapıyor
sormamız lazım , mesela Anıtlar Yüksek Kurulu var, bunu
biliyoruz, tarihi
mekânlarla ilgili karar veriyor, ama biz bunu
bilmiyoruz...
ÖM:
Öğreneceğiz inşallah.
(19
Eylül 2005 tarihinde Açık Radyo’da
yayınlanmıştır.)