Ömer
Madra:
Bugün Pollmark’ın yaptığı yeni bir araştırmadan
bahsedeceğiz.
Ali
Bilge:
Daha önceki dönemlere ilişkin yapılan
araştırmalarından bahsetmiştik. Hükümetin ve
siyasi partilerin performansını ortaya koyuyor,
seçim olsa yine nasıl dağılır diye bakıyor, vs.
Türkiye’nin önemli sorunlarına ilişkin sorular
sormuşlar, AB, Şemdinli olayları gibi gündem
konuları üzerine 2992 kişiye, 30 Kasım’la 4 Aralık
tarihleri arasında bu sorular yöneltilmiş. Bunu
AKP ısmarlamış.
Avi
Haligua:
Türkiye çapında mı yoksa belli illerde mi
yapılmış?
AB:
Belli bölgeleri belli iller temsil ediyor, örneğin
Batı Marmara’yı Tekirdağ ve İstanbul temsil
ediyor, Güneydoğu Anadolu’yu Antep temsil ediyor,
bu şekilde bir seçim yapılmış. Eğitim durumları,
cinsiyete göre, demografik unsurlara göne çeşitli
ayrımlar var. Örneklem üzerine de bir bölüm
yazmışlar, kullanılan yöntem ve örneklem üzerine
de araştırma sonunda detaylı bilgi veriliyor.
Bugün milletvekili seçimleri olsa hangi partiye oy
verirsiniz sorusuna gelen yanıtlara bakalım;,
biliyorsunuz 18 Mart 2004’te İl Genel Meclisi
seçimi yapıldı, 3 Kasım 2002 AKP’ye 26.1 oy oranı
vardı, İl Genel Meclisi seçimlerinde ise 30.9. Bu
anket üzerinden ise 30.2. Bu AKP’nin oylarında bir
sene evveline göre çok büyük bir değişiklik
olmadığını gösteriyor. CHP’nin 11.5, MHP 7.4, DYP
6, DEHAP 4, ANAP 3.1, Genç Parti 0.1, Saadet
Partisi 1.6, diğerleri 3.3. Ama yine klasik olarak
son yıllarda karşılaştığımız kararsızların oy
oranı 17.1, oy vermeyecekler 15 oranında. Yani
32-33 oranında kararsız ve oy vermeyenler var.
Yine, barajı aşan 2 parti olduğu görülüyor.
ÖM:
Kararsızların eşit dağılımında olduğu varsayılırsa
tabii.
AB:
Karasızlarda durum farklılaşıyor, yani ham
oylardan sonra kararsızlar paylaştırıldığında,
AKP’nin oyları %44’lere ulaşıyor. CHP %17’de
kalıyor, bu sefer %11’le MHP barajı
geçiyor. Diğerleri, DYP, DEHAP, ANAP %10 barajının
altında kalıyorlar. İsterseniz sorulara verilen
yanıtları aktarayım. Enflasyonla mücadele
konusunda hükümeti nasıl buluyorsunuz diye bir
soru yöneltilmiş, %58 oranında başarılı buluyor,
%36 oranında başarısız buluyor yanıt verenler.
Kalan oranları söylemeyeceğim, onlar fikrim yok
diyenler. Banka faizlerinin düşmesi konusunda
%57,5 oranında başarılı, %30 oranında başarısız
buluyorlar. Özelleştirme çalışmalarında %52
oranında başarılı, %37’si de başarısız buluyor.
Vergi hususunda %39’u başarılı bulmasına rağmen,
%45.3’ü de hükümetin vergi politikasını
onaylamıyor. Bütçe politikasında, maliye ve bütçe
disiplininde %36.8 onaylıyor, %41 onaylamıyor.
Yolsuzlukla mücadelede yeterli olup olmadığı,
sorulduğunda %35 başarılı buluyor, %58’e yakını da
başarısız buluyor.
AH: Bu
durumda temel problemler, yolsuzluk, bütçe ve
vergi gibi görünüyor.
AB:
Fakirlikle mücadelede %71.5 oranında başarısız
bulunuyor hükümet. Yani vergi politikası, maliye
ve bütçe politikası, yolsuzlukla mücadele ile
yoksulluk ve fakirlikle mücadelede hükümetin
performansını yeterli bulmuyor yanıt verenler.
İşsizlikle mücadelede konusunda en yüksek orana
çıkıyor; %77.1 oranında işsizlikle mücadelede
başarısız bulunuyor. Sonuçlar da ortada zaten,
bunu Başbakan da teslim ediyor. %17.9’u başarılı
buluyor sadece. Çoğunluk, işsizlikle, fakirlikle,
yolsuzlukla mücadele, maliye ve bütçe disiplini ve
vergi politikalarını onaylamıyor hükümetin.
Özelleştirme çalışmalarını, banka faizlerini,
enflasyonla mücadeleyi de başarılı buluyor bu
anketten çıkan sonuç. Şöyle bir soru soruluyor
“sizce hükümet ülkeyi iyi yönetebiliyor mu?”
%49.1’i ‘evet, iyi yönetiyor’ , %44.4’ü ‘hayır,
iyi yönetmiyor’ diyor.
AH:
Bunun alt başlıkları var mi? Bu iyi yönetimden
kastın ne olduğu tanımlanmış mı katılanlar
tarafından?
AB: Az
önce söylediğim, enflasyonla mücadele, işsizlik,
vs. üstüne soruluyor bu soru: “Bugün hayatta olan
en beğendiğiniz devlet adamı, siyasetçi kimdir?”
Burada açık ara ile Tayyip Erdoğan %31.3’le
götürüyor, ondan sonra %5.2 ile Necdet Sezer
geliyor. Öbürleri epey aşağıda.
ÖM: Cem
Uzan var mı?
AB: Var
ama çok diplerde, hiç esamesi
okunmuyor.
AH:
Genç Parti’de ciddi bir düşüş göze çarpıyor son
seçimlere göre, binde 1’e düşmüş anladığım
kadarıyla.
“Sizce
Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” şeklindeki
açık uçlu soruya yüzde 52.6’yla işsizlik, sonra
13.3’le ekonomi demiş halkımız, terör 5.4, eğitim
4.1, Güneydoğu sorunu 2.7, yoksulluk 1.6, PKK 2.1,
yönetim zaafiyeti 1.5, hayat pahalılığı vs.
azalarak geliyor.
ÖM:
Kuraklık, buzulların erimesi, vs. gibi çevre
sorusu sorulmamış? Tabiata, gerçek dünyaya ilişkin
bir soru sorulmamış
anlaşılan?
AB:
Yok. O kotarılmış vaziyette görülüyor herhalde.
Benim de dikkatimi çekti, ama böyle bir soru yok.
Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda hükümetin
performansını sormuşlar; başarılı buluyor %55.5,
%33.6’sı da başarısız buluyor, %11’i de fikrim yok
diyor. Yine AB konusundaki sorulara geçiyoruz;
“Türkiye’nin AB’ye üye olması ile ilgili bir
referandum yapılsa hangi yönde oy kullanırdınız?”
sorusuna, “evet” diyen %66.7, “hayır” diyen 25.3,
%8’inin de fikri yok. AB konusundaki destek devam
ediyor buradan anlaşılan. Müzakerelere başlanması
ile ilgili soruya %62 oranında olumlu yanıt
verilmiş. Mesela “AİHM, üniversitede türban
yasağına karşı açılan davada bu yasağı uygun
gördü, siz AİHM’in bu kararını nasıl
karşılıyorsunuz?” sorusuna, %30olumlu, %62.6
olumsuz yanıt var, yani AİHM kararını
onaylanmıyor.
Şemdinli
olaylarına gelince, Kasım’ın en önemli gündemi, bu
konuda sorular sorulmuş. “Hakkari’nin Şemdinli
ilçesinde meydana gelen olaylar sonrasında
hükümetin konuyla ilgili tutumunu genel olarak
nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna yüzde 30.7
olumu, yüzde 50.7’si olumsuz olarak yanıt
verilmiş. Yaklaşık 18.6’sı fikrim yok diyor.
Burada hükümetin Şemdinli olaylarında takındığı
tutum -pasif durumu diyelim artık-
onaylanmıyor.
AH: Bu
yorumu yapabilmemiz için daha başka ek sorular
sorulmuş mu? Bu olumsuzluktan kasıt nedir, neden
rahatsız oluyorlar?
AB: O
yok. Mesela, bundan sonra sırayla siyasi
partilerin Şemdinli’de meydana gelen olaylar
sonrasındaki tutumu değerlendirilmeye çalışılıyor.
CHP’yi %17.5 olumlu değerlendiriyor Şemdinli
olaylarında, 58’i olumsuz değerlendiriyor. Burada
da ana muhalefet partisinin tutumu onaylanmıyor.
DYP’nin açıklamaları da olumsuz olarak
değerlendiriliyor. Sırasıyla bütün partileri
soruyorlar, DEHAP da dahil olmak üzere tutumları
onaylanmıyor.
AH: MHP
ile ilgili ne denmiş?
AB:
%11.1 olumlu değerlendiriyor, oy oranına yakın bir
şey bu, %59’u olumsuz değerlendiriyor soru
sorulanların, %30’u da “fikrim yok” diyor MHP
hakkında. DYP’yi de onaylamıyorlar, ANAP’ı olumlu
değerlendiren %9 iken %61 olumsuz diyor. Geriye
kalanlar “fikrim yok” diyenler. Hakkari’nin
Şemdinli ilçesindeki olaylar ile ilgili hiçbir
partinin açıklamalarını, takındığı tutumu
onaylamıyor ankete katılanlar. DEHAP da dahil.
DEHAP’ın açıklamaları yüzde 8.4 olumlu, 61.3’ü
olumsuz bulunuyor.
ÖM: Bu
araştırma henüz yayınlanmadı değil
mi?
AB: Bu
araştırma 9 Aralık’ta web sayfalarında
yayınlanmış. İzleyicilerimiz: http://www.pollmark.com.tr/
adresinden bakabilirler.
Sonuçta
Şemdinli olaylarında AKP’nin tavrı %30,7 ile
onaylanıyor, CHP %17.5’le onaylanıyor, AKP %51’le
onaylanmıyor, %58’i de CHP’yi onaylanmıyor, DYP’yi
%58 onaylamıyor, %13 ancak onaylıyor DYP’yi, MP’yi
%11.1 onaylıyor, %59’u onaylamıyor.
ÖM:
Yani bu sonuçlara göre, bütün mevcut siyasi
partiler belli konularda sınıfta bırakılıyor.
AB:
Evet. Bu oy oranlarına da yansıyor. Önemli gündem
maddeleri konusundaki gösterdikleri tavrı da
buradan görebiliyorsunuz. “Recep Tayyip Erdoğan’ın
Danimarka’da Roj TV muhabirinin toplantıda
bulunmasına tepki olarak salonu terk etmesini
nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna %66.7 olumlu
karşılamış, %22’si de olumsuz, %11.3 fikrim yok
demiş. Bu noktada, PKK nedeniyle beslenen
milliyetçi dalgayı her yerde görmek mümkün, bu
oraya da yansımış gözüküyor.
AH:
“Türkiye’nin en önemli problemi nedir?” sorusuna
verilen, terör, Güneydoğu, PKK yanıtlarını
topladığımızda 11.1’lik bir oran çıkıyor, ki bu
bile, yüzde 52.6 ile işssizliğin ve yüzde 13.6 ile
ekonominin ardından ancak üçüncü sıraya oturuyor.
Bizim temel problemimizin terör olmadığı çıkıyor
buradan sonuçta.
AB:
Sonuçta 3000’e yakın kişi katılmış, Mardin,
Hakkari, Diyarbakır yok bunların arasında, bu
sonuçların kesin bir şey ifade edip etmediğini
bilmiyorum, bazı konular yoruma muhtaç olabilir,
bazıları da gösteriyor durumu zaten. Mesela “Recep
Tayyip Erdoğan’ın T.C. vatandaşlığını bir ‘üst
kimlik’ olarak tanımlamasını nasıl
karşılıyorsunuz?” diye soruluyor; %55.5’i olumlu
karşılıyor, %27’si olumsuz
karşılıyor.
AH: Bu
da çok ilginç.
AB: Ben
de ilginç buldum, bir üstteki soru ile ne kadar
farklı. “Fikrim yok” diyen de %18’miş. Bu ‘üst
kimlik’ meselesini yanıt verenler onaylıyor. Sonra
bunların yaş sıralaması, eğitim konusu,
mesleklerine göre de dağılımları var, ama çok uzun
olacak bunların her birini okumak. Sadece bu
rakamları vermekle yetiniyorum. “Arap
işadamlarının Türkiye’de yatırım yapma
girişimlerini nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna,
%69 oranında olumlu, %21 oranında olumsuz yanıt
var, %10 da “fikrim yok” diyor. Bunların da
hepsinin ayrıntılı dağılımları var.
“Van
100. Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’ın
tutuklanmasını nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna
%42.9 olumlu, %27.6’sı da olumsuz cevap veriyor.
Bu da ilginç. “Fikrim yok” diyen de yüzde
29.5.
AH: Bu
da muğlak bir sonuç.
AB:
Aşkın davası da bu hafta başlıyor galiba? “YÖK
Başkanı ve bazı rektörlerin 100. Yıl
Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’a destek
amacıyla Van’a yaptıkları ziyareti nasıl
karşılıyorsunuz?” diye bir soru sormuşlar. %27
olumlu, %46 olumsuz, %27’si de “fikrim yok” yanıtı
var.
AH: Bu
az önceki sonuçlarla da aşağı yukarı
örtüşüyor.
AB:
Sorular bununla bitiyor ama araştırma bölgeleri,
sayısı ve yüzde oranları var, herhalde bunları
ilgili izleyiciler web sitesinden bulabilirler.
AKP’yi
özellikle iki alanda rahatsız eden iki olay var,
biri gelen giden CIA, FBI ajanları, Kuzey
Irak’taki PKK varlığı, terör olayları, bir de
limanların Rumlara açılması meselesi var.
Ankara’da epey zamandır konuşuluyor, daha da
konuşulacak, “erken seçim 2006’da mı, 2007 başında
mı olur?” diye. Bu parlamento mu cumhurbaşkanını
seçecek yoksa yeni bir parlamento mu seçecek? Bu
bağlamda bu araştırmalar sanıyorum önümüzdeki
dönemde daha da sıklaşacak.
AH:
Dengelerin pek de değişmediğini gösteriyor bu
araştırma. Bir seçim olup olmaması, bu durumda,
bir şeyi değiştirmeyecekse yapay bir gündem olmaya
mahkum gibi.
ÖM:
CHP’nin bunu çok düşünmesi
gerekiyor.
AB:
Evet. Onlar da yaptırıyorlardır
umarım.
ÖM:
AKP’de de büyük bir yükselmeye
rastlanmıyor.
AB:
Tabii. Zaten kararsız olan ve hiç oy vermeyeceğini
söyleyenler %33’ü bulmuş durumda, o devam ediyor.
AH:
%15’in “oy vermeyeceğim” demesi ilginç; daha önce
seçim anketlerinde pek de böyle bir şeye
rastlamamamıştım, genellikle kararsızlar olarak
tanımlanırdı genelde.
AB:
Evet, burada ayırmışlar.
AH: Bu
da aslında bence çok demokratik bir şey, insanlar
bunu daha önce söylemiyorlarsa, şimdi daha rahat
konuştuklarını gösteriyor, eğer yeni eklendi ise
böyle bir seçenek bu da her halükârda olumlu gibi
görünüyor.
AB:
Onun değerlendirmesini tam yapamayacağım, daha
öncekilerde ‘hiçbiri’ şeklinde bir seçenek vardı,
ama “oy vermeyeceğim” seçeneğini
hatırlamıyorum.
ÖM:
Enteresan, bunlar üzerinde konuşmaya devam
edebiliriz.
(12
Aralık 2005 tarihinde Açık Radyo’da
yayınlanmıştır.)