Anasayfa | Site Haritası | İletişim | Üyelik | About Açık Radyo  
 
 
Deniz Aşırı
11:00 - 12:00
2005 Gündem Araştırması
21/12/2005

Ömer Madra: Bugün Pollmark’ın yaptığı yeni bir araştırmadan bahsedeceğiz.

 

Ali Bilge: Daha önceki dönemlere ilişkin yapılan araştırmalarından bahsetmiştik. Hükümetin ve siyasi partilerin performansını ortaya koyuyor, seçim olsa yine nasıl dağılır diye bakıyor, vs. Türkiye’nin önemli sorunlarına ilişkin sorular sormuşlar, AB, Şemdinli olayları gibi gündem konuları üzerine 2992 kişiye, 30 Kasım’la 4 Aralık tarihleri arasında bu sorular yöneltilmiş. Bunu AKP ısmarlamış.

 

Avi Haligua: Türkiye çapında mı yoksa belli illerde mi yapılmış?

 

AB: Belli bölgeleri belli iller temsil ediyor, örneğin Batı Marmara’yı Tekirdağ ve İstanbul temsil ediyor, Güneydoğu Anadolu’yu Antep temsil ediyor, bu şekilde bir seçim yapılmış. Eğitim durumları, cinsiyete göre, demografik unsurlara göne çeşitli ayrımlar var. Örneklem üzerine de bir bölüm yazmışlar, kullanılan yöntem ve örneklem üzerine de araştırma sonunda detaylı bilgi veriliyor. Bugün milletvekili seçimleri olsa hangi partiye oy verirsiniz sorusuna gelen yanıtlara bakalım;, biliyorsunuz 18 Mart 2004’te İl Genel Meclisi seçimi yapıldı, 3 Kasım 2002 AKP’ye 26.1 oy oranı vardı, İl Genel Meclisi seçimlerinde ise 30.9. Bu anket üzerinden ise 30.2. Bu AKP’nin oylarında bir sene evveline göre çok büyük bir değişiklik olmadığını gösteriyor. CHP’nin 11.5, MHP 7.4, DYP 6, DEHAP 4, ANAP 3.1, Genç Parti 0.1, Saadet Partisi 1.6, diğerleri 3.3. Ama yine klasik olarak son yıllarda karşılaştığımız kararsızların oy oranı 17.1, oy vermeyecekler 15 oranında. Yani 32-33 oranında kararsız ve oy vermeyenler var. Yine, barajı aşan 2 parti olduğu görülüyor.

 

ÖM: Kararsızların eşit dağılımında olduğu varsayılırsa tabii.

 

AB: Karasızlarda durum farklılaşıyor, yani ham oylardan sonra kararsızlar paylaştırıldığında, AKP’nin oyları %44’lere ulaşıyor. CHP %17’de kalıyor, bu sefer %11’le  MHP barajı geçiyor. Diğerleri, DYP, DEHAP, ANAP %10 barajının altında kalıyorlar. İsterseniz sorulara verilen yanıtları aktarayım. Enflasyonla mücadele konusunda hükümeti nasıl buluyorsunuz diye bir soru yöneltilmiş, %58 oranında başarılı buluyor, %36 oranında başarısız buluyor yanıt verenler. Kalan oranları söylemeyeceğim, onlar fikrim yok diyenler. Banka faizlerinin düşmesi konusunda %57,5 oranında başarılı, %30 oranında başarısız buluyorlar. Özelleştirme çalışmalarında %52 oranında başarılı, %37’si de başarısız buluyor. Vergi hususunda %39’u başarılı bulmasına rağmen, %45.3’ü de hükümetin vergi politikasını onaylamıyor. Bütçe politikasında, maliye ve bütçe disiplininde %36.8 onaylıyor, %41 onaylamıyor. Yolsuzlukla mücadelede yeterli olup olmadığı, sorulduğunda %35 başarılı buluyor, %58’e yakını da başarısız buluyor.

 

AH: Bu durumda temel problemler, yolsuzluk, bütçe ve vergi gibi görünüyor.

 

AB: Fakirlikle mücadelede %71.5 oranında başarısız bulunuyor hükümet. Yani vergi politikası, maliye ve bütçe politikası, yolsuzlukla mücadele ile yoksulluk ve fakirlikle mücadelede hükümetin performansını yeterli bulmuyor yanıt verenler. İşsizlikle mücadelede konusunda en yüksek orana çıkıyor; %77.1 oranında işsizlikle mücadelede başarısız bulunuyor. Sonuçlar da ortada zaten, bunu Başbakan da teslim ediyor. %17.9’u başarılı buluyor sadece. Çoğunluk, işsizlikle, fakirlikle, yolsuzlukla mücadele, maliye ve bütçe disiplini ve vergi politikalarını onaylamıyor hükümetin. Özelleştirme çalışmalarını, banka faizlerini, enflasyonla mücadeleyi de başarılı buluyor bu anketten çıkan sonuç. Şöyle bir soru soruluyor “sizce hükümet ülkeyi iyi yönetebiliyor mu?” %49.1’i ‘evet, iyi yönetiyor’ , %44.4’ü ‘hayır, iyi yönetmiyor’ diyor.

 

AH: Bunun alt başlıkları var mi? Bu iyi yönetimden kastın ne olduğu tanımlanmış mı katılanlar tarafından?

 

AB: Az önce söylediğim, enflasyonla mücadele, işsizlik, vs. üstüne soruluyor bu soru: “Bugün hayatta olan en beğendiğiniz devlet adamı, siyasetçi kimdir?” Burada açık ara ile Tayyip Erdoğan %31.3’le götürüyor, ondan sonra %5.2 ile Necdet Sezer geliyor. Öbürleri epey aşağıda.

 

ÖM: Cem Uzan var mı?

 

AB: Var ama çok diplerde, hiç esamesi okunmuyor.


AH: Genç Parti’de ciddi bir düşüş göze çarpıyor son seçimlere göre, binde 1’e düşmüş anladığım kadarıyla.

 

“Sizce Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” şeklindeki açık uçlu soruya yüzde 52.6’yla işsizlik, sonra 13.3’le ekonomi demiş halkımız, terör 5.4, eğitim 4.1, Güneydoğu sorunu 2.7, yoksulluk 1.6, PKK 2.1, yönetim zaafiyeti 1.5, hayat pahalılığı vs. azalarak geliyor.

 

ÖM: Kuraklık, buzulların erimesi, vs. gibi çevre sorusu sorulmamış? Tabiata, gerçek dünyaya ilişkin bir soru sorulmamış anlaşılan?

 

AB: Yok. O kotarılmış vaziyette görülüyor herhalde. Benim de dikkatimi çekti, ama böyle bir soru yok. Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda hükümetin performansını sormuşlar; başarılı buluyor %55.5, %33.6’sı da başarısız buluyor, %11’i de fikrim yok diyor. Yine AB konusundaki sorulara geçiyoruz; “Türkiye’nin AB’ye üye olması ile ilgili bir referandum yapılsa hangi yönde oy kullanırdınız?” sorusuna, “evet” diyen %66.7, “hayır” diyen 25.3, %8’inin de fikri yok. AB konusundaki destek devam ediyor buradan anlaşılan. Müzakerelere başlanması ile ilgili soruya %62 oranında olumlu yanıt verilmiş. Mesela “AİHM, üniversitede türban yasağına karşı açılan davada bu yasağı uygun gördü, siz AİHM’in bu kararını nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna, %30olumlu, %62.6 olumsuz yanıt var, yani AİHM kararını onaylanmıyor.

 

Şemdinli olaylarına gelince, Kasım’ın en önemli gündemi, bu konuda sorular sorulmuş. “Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen olaylar sonrasında hükümetin konuyla ilgili tutumunu genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna yüzde 30.7 olumu, yüzde 50.7’si olumsuz olarak yanıt verilmiş. Yaklaşık 18.6’sı fikrim yok diyor. Burada hükümetin Şemdinli olaylarında takındığı tutum -pasif durumu diyelim artık- onaylanmıyor.

 

AH: Bu yorumu yapabilmemiz için daha başka ek sorular sorulmuş mu? Bu olumsuzluktan kasıt nedir, neden rahatsız oluyorlar?

 

AB: O yok. Mesela, bundan sonra sırayla siyasi partilerin Şemdinli’de meydana gelen olaylar sonrasındaki tutumu değerlendirilmeye çalışılıyor. CHP’yi %17.5 olumlu değerlendiriyor Şemdinli olaylarında, 58’i olumsuz değerlendiriyor. Burada da ana muhalefet partisinin tutumu onaylanmıyor. DYP’nin açıklamaları da olumsuz olarak değerlendiriliyor. Sırasıyla bütün partileri soruyorlar, DEHAP da dahil olmak üzere tutumları onaylanmıyor.

 

AH: MHP ile ilgili ne denmiş?

 

AB: %11.1 olumlu değerlendiriyor, oy oranına yakın bir şey bu, %59’u olumsuz değerlendiriyor soru sorulanların, %30’u da “fikrim yok” diyor MHP hakkında. DYP’yi de onaylamıyorlar, ANAP’ı olumlu değerlendiren %9 iken %61 olumsuz diyor. Geriye kalanlar “fikrim yok” diyenler. Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki olaylar ile ilgili hiçbir partinin açıklamalarını, takındığı tutumu onaylamıyor ankete katılanlar. DEHAP da dahil. DEHAP’ın açıklamaları yüzde 8.4 olumlu, 61.3’ü olumsuz bulunuyor.

 

ÖM: Bu araştırma henüz yayınlanmadı değil mi?

 

AB: Bu araştırma 9 Aralık’ta web sayfalarında yayınlanmış. İzleyicilerimiz: http://www.pollmark.com.tr/ adresinden bakabilirler.

 

Sonuçta Şemdinli olaylarında AKP’nin tavrı %30,7 ile onaylanıyor, CHP %17.5’le onaylanıyor, AKP %51’le onaylanmıyor, %58’i de CHP’yi onaylanmıyor, DYP’yi %58 onaylamıyor, %13 ancak onaylıyor DYP’yi, MP’yi %11.1 onaylıyor, %59’u onaylamıyor.

 

ÖM: Yani bu sonuçlara göre, bütün mevcut siyasi partiler belli konularda sınıfta bırakılıyor.

 

AB: Evet. Bu oy oranlarına da yansıyor. Önemli gündem maddeleri konusundaki gösterdikleri tavrı da buradan görebiliyorsunuz. “Recep Tayyip Erdoğan’ın Danimarka’da Roj TV muhabirinin toplantıda bulunmasına tepki olarak salonu terk etmesini nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna %66.7 olumlu karşılamış, %22’si de olumsuz, %11.3 fikrim yok demiş. Bu noktada, PKK nedeniyle beslenen milliyetçi dalgayı her yerde görmek mümkün, bu oraya da yansımış gözüküyor.

 

AH: “Türkiye’nin en önemli problemi nedir?” sorusuna verilen, terör, Güneydoğu, PKK yanıtlarını topladığımızda 11.1’lik bir oran çıkıyor, ki bu bile, yüzde 52.6 ile işssizliğin ve yüzde 13.6 ile ekonominin ardından ancak üçüncü sıraya oturuyor. Bizim temel problemimizin terör olmadığı çıkıyor buradan sonuçta.

 

AB: Sonuçta 3000’e yakın kişi katılmış, Mardin, Hakkari, Diyarbakır yok bunların arasında, bu sonuçların kesin bir şey ifade edip etmediğini bilmiyorum, bazı konular yoruma muhtaç olabilir, bazıları da gösteriyor durumu zaten. Mesela “Recep Tayyip Erdoğan’ın T.C. vatandaşlığını bir ‘üst kimlik’ olarak tanımlamasını nasıl karşılıyorsunuz?” diye soruluyor; %55.5’i olumlu karşılıyor, %27’si olumsuz karşılıyor.

 

AH: Bu da çok ilginç.

 

AB: Ben de ilginç buldum, bir üstteki soru ile ne kadar farklı. “Fikrim yok” diyen de %18’miş. Bu ‘üst kimlik’ meselesini yanıt verenler onaylıyor. Sonra bunların yaş sıralaması, eğitim konusu, mesleklerine göre de dağılımları var, ama çok uzun olacak bunların her birini okumak. Sadece bu rakamları vermekle yetiniyorum. “Arap işadamlarının Türkiye’de yatırım yapma girişimlerini nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna, %69 oranında olumlu, %21 oranında olumsuz yanıt var, %10 da “fikrim yok” diyor. Bunların da hepsinin ayrıntılı dağılımları var.

 

“Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’ın tutuklanmasını nasıl karşılıyorsunuz?” sorusuna %42.9 olumlu, %27.6’sı da olumsuz cevap veriyor. Bu da ilginç. “Fikrim yok” diyen de yüzde 29.5.

 

AH: Bu da muğlak bir sonuç.

 

AB: Aşkın davası da bu hafta başlıyor galiba? “YÖK Başkanı ve bazı rektörlerin 100. Yıl  Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’a destek amacıyla Van’a yaptıkları ziyareti nasıl karşılıyorsunuz?” diye bir soru sormuşlar. %27 olumlu, %46 olumsuz, %27’si de “fikrim yok” yanıtı var.

 

AH: Bu az önceki sonuçlarla da aşağı yukarı örtüşüyor.

 

AB: Sorular bununla bitiyor ama araştırma bölgeleri, sayısı ve yüzde oranları var, herhalde bunları ilgili izleyiciler web sitesinden bulabilirler.

 

AKP’yi özellikle iki alanda rahatsız eden iki olay var, biri gelen giden CIA, FBI ajanları, Kuzey Irak’taki PKK varlığı, terör olayları, bir de limanların Rumlara açılması meselesi var. Ankara’da epey zamandır konuşuluyor, daha da konuşulacak, “erken seçim 2006’da mı, 2007 başında mı olur?” diye. Bu parlamento mu cumhurbaşkanını seçecek yoksa yeni bir parlamento mu seçecek? Bu bağlamda bu araştırmalar sanıyorum önümüzdeki dönemde daha da sıklaşacak.

 

AH: Dengelerin pek de değişmediğini gösteriyor bu araştırma. Bir seçim olup olmaması, bu durumda, bir şeyi değiştirmeyecekse yapay bir gündem olmaya mahkum gibi.

 

ÖM: CHP’nin bunu çok düşünmesi gerekiyor.

 

AB: Evet. Onlar da yaptırıyorlardır umarım.

 

ÖM: AKP’de de büyük bir yükselmeye rastlanmıyor.

 

AB: Tabii. Zaten kararsız olan ve hiç oy vermeyeceğini söyleyenler %33’ü bulmuş durumda, o devam ediyor.

 

AH: %15’in “oy vermeyeceğim” demesi ilginç; daha önce seçim anketlerinde pek de böyle bir şeye rastlamamamıştım, genellikle kararsızlar olarak tanımlanırdı genelde.

 

AB: Evet, burada ayırmışlar.

 

AH: Bu da aslında bence çok demokratik bir şey, insanlar bunu daha önce söylemiyorlarsa, şimdi daha rahat konuştuklarını gösteriyor, eğer yeni eklendi ise böyle bir seçenek bu da her halükârda olumlu gibi görünüyor.

 

AB: Onun değerlendirmesini tam yapamayacağım, daha öncekilerde ‘hiçbiri’ şeklinde bir seçenek vardı, ama “oy vermeyeceğim” seçeneğini hatırlamıyorum.

 

ÖM: Enteresan, bunlar üzerinde konuşmaya devam edebiliriz.

 

(12 Aralık 2005 tarihinde Açık Radyo’da yayınlanmıştır.)


Yazıcı formatı Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Başa Dön
Aynı Kategoriden

Aynı Yazardan